Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Nizamettin Taş:Belirleyici olan PKK değil, Öcalan ve Ankara'dır   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İbrahim Güçlü:Şêx Seîd Êfendiyê Pîranî û Hevreyên Wî/ ENFAL   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Dr. İsmail Beşikçi: Selahattin Demirtaş’ın Şarkısı   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   M. Hüseyin Taysun:Kürdler Açısından 24 Haziran Seçim Sonuçları   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

171) Ba??ms?zlar ve Ergenekon vekilleri -27.06.2011




Bağımsızlar ve Ergenekon vekilleri -27.06.2011




KCK ile Ergenekon’u aynı kefeye koymak ve suçluluğu ayırt etmemek devlet hukukuna ve adaletine hiç yakışmayan bir tutum olur. KCK’ yi suçlu görmek veya suçlamak aynı zamanda bütün üyelerini aynı pakete koymak doğru değildir. Benim tanıdığım ve karşılaştığım birçok KCK’lı kişiler Kürdistanlı yurtseverlerdir. Bunlar can pahasına olsa bütün varlığını ortaya koymuş ve mücadelesinde ölümle karşı karşıya gelmişlerdir. Bu paketin içinde bütün Kürdistanlı yurt severler olup davaya inanmış kişilerdir.

Dünya ülkelerinde kurulan bütün örgütlerin hiç biri sütten veya ipekten olup altın tezgâhtan geçmediğini biliyoruz. Bireylerin kusuru-hatası varsa kitlelerin, toplumların, sivil toplum örgütlerin ve bütün kuruluşların hatası da vardır ve bu hatalarla sınırlı veya sınırsız hareket etmektedirler. İyi ki bu farklılıklar ve ayrıntılar ve değişkenler vardır, pekiyi ya olmasaydı insanların hali nice olurdu? Orayı bilemem.

Sayın Hatip Dicle’nin vekilliğin düşürme veya düşürmeme durumu hakkındaki görüşüm, seçimden evvel ve seçimden sonraki YSK’nin tutumu Kürtlere karşı olan bir kinci komplo olarak adlandırılması ile sonuçlandırılmıştır. YSK’de üye olanlar yüksek hâkim olup belirli deneylerden geçmiş ve süreç içinde birikim sahibi olan hukukçular, hukuk ile siyaseti iyi bir şekilde birbirinden ayırt edenlerdendirler. Birinci dönemde de altı BDP üyeleri hakkında üye olmama veto kararını almıştı, sonradan veto kararı geriye alındı. Ama bu seferki YSK’nin kararı çift standartlı oldu. Darbe BDP ve CHP vekilleri olan Ergenekon-Balyoz darbeci Generaller hakkında YSK’den engelli ret cevabı çıktı.

BDP, Hatip Dicle için, bağımsız vekiller boykota girdiler, Ahmet Türk ve Şerafettin Elçi’ler kamuoyuna açıklamalarda bulundular. BDP’nin Meclise girip girmeme konusu tartışmada ve beklemedeler, zannedersem İmralı’dan gelen habere göre kendi tutumlarını ona göre değiştirme olasılığını görüyorlar. (Tabii ki İmralı’dan komuta ve emir almak çok kötü, hâlbuki BDP / Bağımsızlar bir yerlere endekslememeli ki kendi iradesini kendisi özgürce kullanmalıdır). Ahmet Türk, CHP’yi de boykota girme olayının önermesi doğru olmadığını görüyorum. Türk siyasetinde eş-dost benzeri olma Kılavuzundan Kürtler kendi hassasiyetini korumalıdır. Türkiye’de Kürtlere karşı; devlet ve derin devleti düşman, siyasetçileri düşman, askeri, Jandarması, Polisi ve bütün üst düzeydeki Kemalist ve İslamcı kesimleri olduğu gibi Kürtlerin varlığına karşıdırlar.

T.C, defalarca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde 60’a yakın davaları kaybetmiş ve para cezasına çarptırılmıştır. YSK de bu olumsuz keyfi kararları hukuk dışında lanse eder, Avrupa Birliği (AB) Kopenhag’ın kriterlerinin şartlarını aşarsa, haddini aşan bir anti demokratik davranış, iktidarı ve devletin çivilerini yerinden oynatabilir. Başı ağırdan ve bağımsız olmayan YSK’de alınan hukuk dışı karar ve tutuklamalar daha da uzayabilir.

Türk ve Kürt çatışması ihtimalle Misak-i Milli sınırların her tarafına yayabilir. Kürt halkı baskılardan dolayı artık asker ve polis dipçiklerinden korkmuyor, artık Kürtleri durdurtan ne Apo, ne Kandil ve ne de bizler hareketi durdurtabiliriz. Ben Kürdüm diyen her bir insan, bilinçli ve politiğin en alasını biliyor. Ekmek ve su derdinde olmayan Kürtleri bu saatten sonra hiçbir güç, kuvvet durdurtamaz. Bunun tedavi etme çaresi, TBMM, YSK üyelerin hakkında derhal soruşturma açıp ve onları, Yüksek Seçim Kurulundan uzaklaştırmalıdır.
Meclise girme veya girmeme boykotu, CHP için önemli değil, ama BDP için boykot önemlidir. AK Parti seçilen vekiller hakkında herhangi bir açıklama yapmazsa bu darbe AKP ile endeksli keyfi bir karardır ve siyasidir. Kürtler boykotu uzatırlarsa, bütün muhtarlıkları ve Milletvekilleri bir arada toplantı yaparak bölge Kürdistan’ın Anayasasını hazırlar ve Özerklik dedikleri amaç ile kendi idaresini kurmaya çalışır. Bu karardan sonra büyük rizikoları da göz önüne bulundurmak gerekir. Hiç olmasa Kürt taleplerin davasında ve tabandaki Kürtlerin desteğine daha da güç katarak belli hedeflere ulaşabilirler. Kürtlerden güven almak bin Türk devletinden güven almadan daha kat ve kat üstündür. İlerde Kürtleri kucaklayan yine Kürt halkı olacaktır. Acı günlerde, dar günlerde, mezar taşların başında ağlayan yine Kürtlerin vatandaşları olacaktır.

Sayın Avukat Medeni Ayhan’ın hukuki tespitine göre;

*** Hatip Dicle’nin düşünce suçu nedeniyle kişinin seçilme özgürlüğünün elinden alınması Anayasanın 90. Maddesine ve AİHS’de aykırıdır. Kişi mazbatasını almakla milletvekili sıfatını kazandığından, mazbatayı aldıktan sonra kişinin almış olduğu bir hüküm den dolayı milletvekilliğinin düşürülüp düşürülmeyeceğine, Meclis tarafından karar verilebilecektir. Kişi mazbatasını almakla milletvekili sıfatını kazandığından, mazbatayı aldıktan sonra kişinin almış olduğu bir hüküm den dolayı milletvekilliğinin düşürülüp düşürülmeyeceğine, Meclis tarafından karar verilebilecektir. Kemalist YSK, kendisine ait olmayan bir yetkiyi kullanarak, hukuka aykırı karar vermiş olmakla birlikte, teknik anlamda bu kurulun kararları kesin olduğundan, esas açısından kesindir, itiraz edilemez. Bu durumda AKP li bir milletvekili adayının Hatip Dicle’nin yerine meclise alınarak, dosyanın bu şeklide kapatılması yerine, Terörle Mücadele Kanunun 7.maddesinde acilen değişiklik yapılarak, maddede düzenlenen ceza süresi 1 yıla indirilmeli, esas açısından da lehe yönelik değişiklik yapılarak, söz konusu madde çerçevesinde infazına başlanış dosyalar dâhil, bütün dosyaların yargılamasının yeniden yapılmasının yeni bir kanunla düzenlenmesi gerekmektedir.2OO2 yılında R.T. Erdoğan içinde bir kanuni düzenleme yapılarak milletvekili olma yolu açılmıştı.

Sn. Hatip Dicle’nin yerine alınan Oya Eronat demokratik anlayışı ve insani ilkelere saygısı varsa istifa etmesi gerekir. AK Partisi de hegemonyacılıktan vaaz geçip demokratik haritasını kamuoyuna ilan etmelidir. Başbakan R.T. Erdoğan Mecliste açık bir Literatürle-dille tutuklu vekillerin yerine geçmesi için YSK’nin aldığı meşru kararını Meslise getirip mutlaka çözmelidir.

Blok oluşturan bağımsız vekillerin sayısı 36’da kalmalıdır, şayet bu talep yerine gelmezse ilerde daha birçok güçlüklerle karşı karşıya gelebilir. Daha erken iken ve birlikte yaşamak istenirken demokratik yasalar halkların hizmetine sunulmalıdır. Tersine Türk mahkemeleri kararlarını hukuki çerçevede tutmalı ve siyaset–keyfi kararlardan vaaz geçmeliler. Ülkenin gelişmesi ve uluslar arası rağbetini kazanması için Kürt politikasında kararlı ve de elini taşın altına koyması lazım, bunun dışında başka alternatifin olmadığını görüyoruz.

Kürtlere, kimlik, eğitim, bölgenin adı Kürdistan ve Türk Anayasasında o bölgenin adını resmen Kürdistan adını koymalı ve halkın güvenini güvence altına almalıdır. Sonra genel bir af ilan ederek bütün siyasi tutuklular serbest bırakılmalıdır. O zaman Türkiyeniz bir altın tepsi olur, barış gelir, kavga biter ve hep birlikte el ele sırt sırta çalışır Ortadoğu ülkelerine karşı örnek bir Federal Demokratik Cumhuriyet ülkesi oluruz.

Sevgi ve Saygılarımla


Kutbettin ÖZER


KutbettinO@t-online.de















Copyright © KURDISTANA BAKUR-BIJI KURDISTAN Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2011-06-27 (830 Okuma)

[ Geri Dön ]



Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution