Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   Selahattin Demirtaş’a Açık Mektup   İLGİLİ HABERLER ve SINIRÖTESİ KÜRT DÜŞMANLIĞI   Faiz Cebiroḡlu:Hasip Kaplan demeci üzerine bir not..   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Mustafa Elveren:HDP’yi İtibarsızlaştırmak İsteyenler Boşa Çıkarılmalı   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Bülent Tekin:Selahattin Demirtaş'ın yeniden aday olmaması   Abschiebung nach Pakistan verhindern   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

34) K?M?N EL? K?M?N CEB?NDE?-17.09.2011




KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE?-17.09.2011





Son kaç gündür türk basın yayın kuruluşları, türk yazar ve aydınları kamuoyuna yansıtılan PKK MİT bir diğer adıyla T.C devleti ve PKK görüşmelerini tartışıyor öncelikle bu görüşmeleri yayınlayan DİHA Dicle haber ajansı önce görüşmeleri yayınladı sonra geri çekti ve bizim şifrelerimiz kırılarak bu ses kaseti bizim bilgimiz dışında yayınlandı diye açıklama yaptı bunun pek kıymetti yok kim yayınlarsa yayınlasın demekki böyle bir görüşme olmuş, olmuş diyorum.




Çünkü ne PKK bu görüşmeyi yalanladı nede MİT yada T.C Devletti bu görüşmeyi yalanlayamadı.

Bu demektirki görüşmeler olmuş, oluyor yani T.C Devletti her ne kadar terör örgüttüyle görüşmeler olmaz, terör örgüttüyle masaya oturulmaz desede demekki masaya değil koltuklara oturup bu görüşmeleri yapmışlar, yapıyorlar, Abdullah Öcalanında defalarca devletlen görüşüyorum, devlet benimle görüşüyor açıklamalarıda açığa çıkıyor demekki bu görüşmelerde devletti MİT temsil ediyormuş.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in MİT heyeti ile PKK'nın Oslo'daki görüşmelerini doğruladı.

Çiçek konuya ilişkin,"Türkiye Cumhuriyeti ve Devleti kurumları ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyor diye açıklama yaparak MİT PKK görüşmelerini doğruladı."

Madem bu görüşmeler oluyor bu çatışmalar niye? Bu kan bu savaş niye?
Kim kimi öldürüyor yada kimler kendisine ayak bağı olacak kesimleri savaşa
sürerek ortada kaldırıyor?
Madem PKK MİT yada T.C Devletti PKK görüşüyorsa Generaller neden istifa etti aynı gün Abdullah Öcala
nın ben çekiliyorum demesi tesadüfümü?

Abdullah Öcalanın yaklaşık iki aydır görüştürülmemesi danışıklı bir döğüşmü?

PKK nin teorik ve pratikleriyle seçkin kadrolarını kurtulmaları hemen hemen imkansız olan şehir çatışmalarına göndermesi niye?



Sözde İsraillen savaş durumuna geldiğini söyleyen T.C Devletti Malatyanın Kürecik bölgesine kurdurmak istediği Radarlar kime karşı kuruluyor, sözüm ona Arap ve Müslüman aleminin kabadayısı kesilen ve ortadoğunun en karizmatik ve geleceğin tartışmasız lideri olmak isteyen Recep Tayyip Erdoğan İsraille karşı herhangibi İran saldırısında neden bu kadar rahatsız oluyorda bu savunma sistemini kurmak isteyen NATO ABD ve İsrailin can dosttu oluyor onlara siper olacak kadar neden alçalıyor?

Bir taraftan İranla PJAK ve PKK ye karşı kara hareketi işbirliğine giderken diğer yandan el altında İsraillen en derin savunma ve işbirliğine gitmesi nasıl anlaşılmalı?

Kabadayı bozuntusu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan düne kadar kardeşim dediği Mısırın devrik lideri Hüsnü Mübarrek ve Libyanın devrik lideri Albay Muammer Kaddafiye saldırması nasıl anlaşılmalı?

Suriyeyi tehdit etmeleri neylen izah edilmeli kendi ülkesinde akan kanı durduramayan savaşın her türlü kirli yöntemini devreye koymaktan sakınmayan AKP nin ve T.C Devlettinin bölgede model, modern, demokratik bir ülke olmasını idia etmek sahtakarlık değilmi?

Her gün gencecik bedenlerin toprağa düştüğü ölüm haberleriyle kan ağlayan onlarca Türk, Kürt Arap, Laz, Çerkez anneleri varken ve bu kan ve gözyaşını dindiremeyen bir başbakan yada bir ülke Filistinde Gazzede ağlayan annelere ne kadar çare bulabilir, olabilir?

Bu tür kuru laflarlan kimi kimleri kandırabilir?



Sözde İsrail_ABD ve Siyonizm karşıttı pozlar vererek ama ülkenin topraklarını onlara karşı yapılabilecek en ufak bir saldırı yada bir tehditte karşı radar ve üslere açması iki yüzlü sahtakar bir tutum değilmi?


Bir taraftan kuzey kürdistan coğrafyasını kan gölüne çevirirken diğer yandan elçiler ve aracılar göndererek güneyli kürtlerin desteğini yanına çekmek istemesi T.C Devlettinin ve onun başbakanının iki yüzlülüğünü görmemize yetmiyormu?

Kürdün en ufak ulusal hakkını kanla gözyaşıyla bu güne kadar yok etmek isteyen ve yok sayan bu haydut devlet ne kadar kürt dostu olabilir?

Bütün bu soru işaretleri gösteriyorki T.C Devletti bölgede hatırı sayılır ABD nin mütefik ki ve jandarması durumundadır ve ortadoğunun son ayaklanmaları kimine göre arap baharı, kimine göre halk ayaklanmaları, kimine göre devrimleri yada ABD beslemesi bir kesimin kışkırtmalarında kaynaklanan denge savaşında karanlık pazarlıklar sonucunda bunun en iyi destekçisi ve savunucusu T.C kürtler için yeni ölümlermi hazırlamakta, kanla gözyaşıyla kazanılan kürt ulusal dinamiklerini yok etmek için hangi pazarlıklar yaptı, yapıyor?

T.C Devlettinin bu kirli pazarlıklarında PKK içerisindeki hatırı sayılır bir kesimin varlığını kim yok sayabilir?

PKK Başkanlık konseyi üyesi Cemil Bayık şu ifadeleri boşuna kulanmadı sanırım “Devlet hem halkımızı, hem de önderliğimizi kandırmaya çalışıyor, biz bu durumu kabul etmiyoruz” dedi.

Bu söylemin içeriğinde şu çıkar bir kesim Öcalanla birlikte devletin bu kirli oyununu görmüyor yada alet oluyor ama bir kesimse buna karşı direniyor demektir.

Diğer yanda yaşamının büyük bir bölümünü kürt ulusal davasının yasal demokratik bir zeminde sürdüren ve yaşamının yarısına yakınını sürgünlerde yaşayan Kemal Burkayın ülkeye dönüşünde devlet karşıladı, yok devletlen görüştü, devlettin adamı gibi karalamalarla saldıranların bu karanlık gizli görüşmelerini nasıl okumalıyız?
Kemal Burkayın görüşlerini benimseriz yada benimsemeyiz ama Kemal Burkay öyle gizli kapaklı görüşmeler sonucunda gitmedi açıkça ilan etti gününü, tarihini ve bindi uçağa İstanbulda indi devlet elbetteki bunu kulanacak yada kendisine göre bir kürt muhalif grubu yaratma çabası içerisinde olacak ama Burkay öyle devletti aklayıp paklayacak gibi bir tutum içerisine girmedi bu güne kadar izlediği politikalarıyla kendisini ifade etti ediyor Burkayı savunacak durumda değilim, onunda buna ihtiyacı yok sanırım ama gizli kapaklı görüşmeler yapanların onu böyle karamaları ahlaki değildir ve insan olarak vicdanımı rahatsız etti ediyor.
Bir anadolu deyimi var yiğitdi öldür ama hakkınıda ver diye söylemek istediğimde tamda budur.


Ortadoğu kaynayan bir kazan ve kirli oyunlar kirli pazarlıklar sürüyor biz kürtlerde bu kaynayan kazanın dışında değiliz önemli olan sömürgeci devletlerin yapmak istediği oyunlara alet olmadan ulusal değerleri korumak gerekiyor.


Başta güney kürdistanlı güçler olmak üzere tüm kürdistanlı parti örgütlerin PKK nin her türlü olumsuzluğuna ramen sömürgeci devletlere karşı kandile destek sunmaları gerektiğine inanıyorum çünkü kayıp edilecek kandil sadece PKK hanesine eksi olarak yazılmayacak oradaki her türlü kayıp kürt ulusal davasına kayıp ettirilmiş bir mevzi olacak.

Başta T.C Devletti ve İran olmak üzere havadan ve karadan yaptıkları ve yapacakları her türlü hareket kürtlere karşı yapılıyor öyleyse kürtlerinde bütün handikaplarına ramen sömürgeci devletlere karşı azami derecede birlikte hareket etmeleri gerekiyor bu bir zorunluluk ve kaçınılmaz bir görevdir.

Yapılacak bir sınır ötesi harekettinde T.C Devletinin başarısızlığı PKK içerisindeki ulusalcı, devrimci kanadında elini güçlendireceğine inanıyorum.

Her türlü kirli pazarlığa ve kirli savaşa karşı gün sömürgeci devletlere karşı tek yumruk ve tek barikat olma günüdür umut ederimki kürt ulusal davasına bedel verenler gereken duyarlılığı göstereceklerdir.


Kalender Şahin

Kalender1@bluemail.ch


Kalender Şahin:8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun -08.03.2012

Yaşadığımız dünyada ve sınıflı toplumlarda toplumun en ezilen kesimi emekçi kadınlar ağır bedeller vererek yaşama yaşam katmaktalar ve 8 mart gününü emekçi kadınlar ağır bedeller vererek bu günlere Taşımışlardır ve bundan sonrada bedeli ne olursa olsun bu günü ve yaşanılan her günü başta dünya emekçi kadınları olmak üzere tüm işçi emekçilere yaşanılır günler olması için mücadelelerini yürüteceklerdir.

Ve bu yürütülen mücadelede elbette ki dünya emekçi kadınları yalnız değil ve yanlız olmamalılarda!

Başta ezilen kadınlar, erkekler ve gençler her alanda seslerini ve yüreklerini birleştirerek ellerini kenetlemelidirler! Emperyalist saldırganlığa, haksız savaşlara ve kapitalist sisteme karşı kadınlar başta olmak üzere tüm sınıf ve katmanların omuz omuza yürümeleri gerekmektedir çünkü yaşanılan savaşlarda en çok acıyı çeken gene emekçi kadınlardır, kadın hem anne olarak hem bacı olarak hem eş olarak ve hem de insan olarak en ağır bedelleri ödüyor savaşlar ve emperyalist saldırganlık sürdükçede bu bedeller daha da ağırlaşarak ödenecektir de!

Emperyalist saldırganlığa sömürü ve talana karşı kadınlar en ön saflarda mücadeleye katılmalı ve bu gidişata dur diyebilmek için seslerini kavga alanlarında yükseltmeliler! Kapitalist sistemin girdiği ekonomik krizin yükünü biz işçi emekçilere ve emekçi kadınlara yüklemek isteyenleri krizleriyle vurmanın tam zamanı o halde alanlara meydanlara çıkarak kol kola halaylara durmanın tam zamanı! Dünyayı bize zindan etmek isteyenlerin dünyalarını başlarına yıkmak için saflarımızı sıklaştırıp direniş ateşlerimizi harlayalım!

Evlatlarımıza, kardeşlerimize, eşlerimize onurumuza, namusumuza ve ekmeğimize el uzatanların ellerini kırmak için 8 marta alanlarda buluşalım! Her türden cinsel, dinsel ve sınıfsal ayrımcılığa karşı emekçi kadınların öncülüğünde alanlarda buluşalım!

Kadınların kurtuluşu olmadan toplumlarında kurtuluşu olmayacağına göre bu mücadele alanlarında kadınlar yanlız bırakılmamalılar onların onurlu direnişlerine omuz ve destek vermek her bireyin görevidir çünkü onlar bizim annelerimiz, bacılarımız ve eşlerimizdir!

Bütün ülkelerin işçileri, emekçileri ve kadınları sınıfsız, sömürüsüz ve cinsiyet ayrımının olmadığı bir dünya yaratmak için kavga alanlarında her günü 8 martta çevirmeliyiz! Emperyalist saldırganlığın çarkını kırmak için, dökülen kanlara ve yaşanılan savaşlara dur demek için kavga alanlarında omuz omuza mücadeleyi yükseltelim!

Yaşanılası bir dünyayı yaratmak dileklerimle bütün emekçi kadınların 8 mart gününü kutluyorum! Savaşsız sömürüsüz yaşanılası bir dünya mücadele ederek mümkün öyleyse bizler kadın, erkek ve gençlerin ortak mücadele ederek gelecek kuşaklara yaşanılası bir dünya yaratmalıyız bu boynumuzun borcudur! Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber yada hiç birimiz!

Kalender ŞAHİN
Kalender1@bluemail.ch



Kalender Şahin:CEMEVLERİ VE GAYRİ İNSANİ TAVIRLAR ÜZERİNE.-01.04.2012





Öncelikle belirtmek istediğim konu cemevleri neden var neden var olmalıdır.
Cem evleri bin yıllardır inkar edilen yok sayılan ve her dönemde egemen zalimler tarafında katledilen alevi
inancının özgürce ibadetlerini yapacakları birer inanç kurumu olarak var olmalı ve diğer inanç kurumları gibi devlet
tarafında kabul edilmeli ve diğer inanç kurumlarına sağlanan destek cemevlerinede yapılmalıdır bu konuda aleviler başta
olmak üzere diğer inanç ve uluslara mensup her insanında bu yönde verilen mücadeleye destek olması inanç özgürlüğü
bakımında ve insan olmanın gereğidir ve kaçınılmaz bir görev olarak önümüzde durmaktadır?


Bu güne kadar kurulan hemen
hemen tüm cemevleri devlet desteğinde yoksun hata devletin her türlü baskıcı yasaklayıcı zihniyetine rahmen alevi
inancına sahip insanların yardımları ve destekleriyle kurulmuş ve kurulmaktadırlar?


Cemevlerinde alevi inancına göre hizmet veren dedelik kurumu dediğimiz dedelerimizin hiç birisi devlet tarafında tanınmamakta ve hiç birisine devlet
aylıkta vermemektedir zaten gerçekten dedelerinde böylesi bir beklentileride yoktur, olmamalıdırda çünkü paralı dedelik
olmaz bunu yapanlar ancak para verenlerin çanağında yallananlardır, bunu yapanlar yada böylesi bir beklenti içerisinde
olanlar ancak yavuzların, Hızır paşaların, dehakların ve günümüzdeki onların uzantısı olan zalimlerin dedeleri
olabilirler.


Böylesi bir beklenti içerisinde olanlar kızılbaş aleviliği geleneğinin ve Pir Sultan direnişçiliğinin
temsilcileri olamazlar.


Bundan dolayıdırki resmi ideoloji ve hakim dinlere başkaldıran ve 72 millette bir nazarda bakan
aleviler bin yıllardır katledildi, katlediliyorlar Türkiye Cumhuriyetti kurulduğundan bu yanada her ne kadar laikliğin
sigortası yada cumhuriyettin ve kemalizmin bekçileri deselerde bir çok katliamla katledilmekten kurtulamadılar Dersim,
Maraş, Çorum, Sıvas Madımak ve Gazi mahlesi katliamları halen hafızalarımızdan tazeliğini korumaktadır ve halen
yaraları sarılmış sorumluları kamuoyunda ve toplumun vicdanında açığa çıkartılıp cezalandırılmamışlardır.
İşin en kötü
yanıysa katliamlarla yok edemedikleri kızılbaş alevi inancı ve Pir Sultan direnişçi ruhu sinsi devlet politikalarıylan
içten katledilmek istenmektedir hani ağaç baltaya sen beni kesemezdin ama ne yazık ki senin sapın bendedir misali gibi
devlet sapı bizden olan baltalarlan bizi katletmeye çalışıyor.


Bu sapı bizden olan baltaları görmemiz için bir çok
örnek verebiliriz burada son yaşanan bir olayı veremek istiyorum buda bu baltaları görmemize vesile olur umarım.
Hatay,
ın Hassa ilçesi yakınlarında katledilen 7 PKK lı gerilladan Boran Nurhak kod isimli Önder Konca ve Rojwan Tolhildan kod
isimli Zeki Durdu cenazeleri yakınları tarafında alınıp memleketlerine götürülmek istendi cenazeler Elbistan Barış
Beldesi cemevinde dini vecibelerini yerine getirmek isteyen yakınlarına cemevi ve Belde belediye başkanı tarafında
kesin bir dille red cevabı verilir hata daha ileri gidilerek eğer ısrar ederseniz asker çağırırız diye insanlar tehdit
edilmiş daha sonra Elbistan cemevine doğru hareket eden kitleye ve ailelere Elbistan girişinde Elbistan cemevi yönetimi
ve polisin işbirliğiyle provakasyon olacak diye cenazelerin ve kitlenin elbistana girişi engeleniyor daha sonra kitle
Darıca cemevine gidip cenazeleri burada yapılan dini vecibeler sonrası köylerine götürüp defnetmişlerdir.

Şunu belirtmek isteriz bu yapılan PKK ye karşı yapılmış bir durum değil, bu yapılan cenazelere yapılmış bir saygısızlıktır.


PKK nin ideolojisini yada yada yaptıklarını sevip sevmemeniz ayrı bir durumdur onlara destek olup olmamanızda ayrı bir
durumdur ama kim olursa olsun ölmüş bir insana karşı saygılı olmamızı gerektirmez mi? Alevi inancına göre ölmüş insan
hakka yürüyor sebabı ve günahı varsa hak huzurunda hesabını verecek o zaman bu efendiler kendilerinde bu hakkı hukuku
nerede buluyor?


Bu güne kadar öldürülen binlerce PKK linin cenaze törenleri camilerde yapılan dini vecibelerden sonra
defnedildiler hiç duymadım ki cami yada cami hocası bu ibadetlere karşı çıksın! Bunu cami hocaları yapmazken cem evi
dedelerinin böylesi bir tutumları hangi ahlakla hangi mantıkla ve neyle izah edilir!


Burada sormak gerek


Barış Belediyesi (Alçiçek) ve cemevi yönetiminin bu yaptığı kime ve kimlere hizmet ediyor?
Mazlum alevi inancı adına bu
yapılan nasıl savunulur, Dini, dili siyasal düşüncesi cinsiyetti rengi ne olursa olsun 72 millette bir nazarda bakan
alevi inancı kendi evlatlarının cenazelerine yapılan bu saygısızlık karşısında ne yapıyor, ne yapmalı?
Katliamcı,
inkarcı zihniyette hizmet eden bu düşkünler karşısında sessiz kalmak alevilik ve insanlık adına bir utanç değilmidir
ve halen bu zihniyet sahiplerinin kurumlarımızın başında durması bizleri yaralamıyormu.


Bu düşkünlerin bu kadar rahat
davranmaları nasıl izah edilir ve bizler bölgede yaşayan alevi, kızılbaş kürtler olarak halen bu düşkünlerin tepesinde
durduğu kurumları destekleyecekmiyiz?


Bunlara destek sunmak alevi inancına en büyük ihanet değilmidir.
Dersimde,
Maraşta, Çorumda, Sıvas Madımakta ve Gazide, Hassada bizleri katledenlerle cenazelerimize saygısızlık edenler aynı
kaynakta beslenmizorlarmı, bu zihniyet sahiplerinin başında durduğu cemevleri değil olsa olsa cin evleri olurlar?
Tüm
bölge aşiretlerine bölge köylerine demokrasi ve insan hakları savunucularına çağrımdır bu Hızır paşaları yıkmak onları
bu kurumların başında uzaklaştırmak gerek ve bu kurumların başında bu cinler olduğu sürece bu kurumlara gidilmemeli ve
hiç bir destek sunulmamalıdır.


Cenazelerimize saygısı olmayanlara saygımız olamamalıdır bu bizlere ve inançlarımıza
yapılmış en büyük ihanettir, bu ihanette ortak olma sessiz ve tepkisiz kalma, sessiz ve tepkisiz kalmak insanlık
suçudur.

Kalender Şahin

Kalender1@bluemail.ch

tepki@gmx.ch









Copyright © KURDISTANA BAKUR-BIJI KURDISTAN Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2011-09-16 (804 Okuma)

[ Geri Dön ]



Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution