Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın     KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN   Hüseyin Şahin:Körle yatan şaşı kalkarmış   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (19) BÎJI KURDISTAN   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN   Ezidi anne:Oğlum beni IŞİD’linin Facebook’undan buldu   Selahedîn Çelik:Dengdayîna gelî, PKK û Başûr   İbrahim Güçlü:Şêx Seîd Efendî Serokekî Kurdistanê û bawermend e…   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.






55) Bölüm (6 ) Av. Medeni Ayhan:APO NUN AVUKATLIĞINI İLK ÜSTLENENDİM,İŞBİRLİKÇİLİĞİ ORTAYA ÇIKINCA DA İLK ÇEKİLENDİM





Ülke,ulus,bağımsızlık gibi Kürdistan ulusal mücadelesinin temel değer ve ihtiyaçları sloganlaştırılmadan,hata tümden hiçleştirilirken,sadece;”Yaşasın Apo” diye slogan attırılması,en önemli bilim adamımızın,en önemli aydınımızın,en önemli sanatçılarımızın susturulması,veya sisteme teslim alınabilmesi açısından her türlü iftira ve yalana dayanan manevi saldırılara maruz bırakılarak hiçleştirilmek istenmesinin nedeni nedir?Buna karşın Apo efendinin işbirlikçi ve tahripkar söylemlerini ahmakça tekrar eden söz de aydın ve siyasetçilerin, yada söylem ve şarkılarında Apo ya methiye düzüp müziği sloganize ederek düşürenlerin Apo nun PKK deki sistemine uygun görülmesinin nedeni nedir?



Apo nun PKK deki sisteminin özelikleri gereğince Kürdistan nın bütün değerlerinin tahrip edilmesi,önceki tarihimizin yok sayılması,bütün tarihin Apo ile başlatıldıktan sonra kendisinin işbirlikçi çizgisi ile de bitirilmesi gerekmektedir.Apo dışında gerek kişisel ve gerekse genel anlamda Kürtleri herhangi bir değerinin ve düşeninin olmaması gerekmektedir.Yani “adam” hem tarihin başı hem de sonu diye sunulmaktadır.Bu PKK de bir sistemdir,çünkü PKK deki her gerilla ve her yöneticide yaşadığı sürece zaaflı ve potansiyel ajan sayılmaktadır.Bu nedenle de herhangi bir kavşakta ajan,provaktör,yada hain veya hırsız olma ihtimali vardır.Açlığı yaralanmayı ölümü gerilla yaşamak ile birlikte,yaşadığı süre boyunca bir değeri yoktur,bir özne değeri görmez, tersine sistemde koşullandırılmış bir nesne durumundadır, yaşamlarını yetindiklerinde ise,yine ölüden zarar gelmez mantığı üzerinden ölünün hiçbir hatası söylenmez ve “güneş “olarak kabul edilen Apo nun arkadaşı olur,yoldaşı ilan edilirler.Yaşamını yitirmeye başlandıktan sonra,Güneş in(Apo nun) yoldaşı denilmesinin nedeni,Abdullah Öcalan nın kültünü şişirmektir.Çünkü Apo yaşamını adayanlarında üzerinde sayılmaktadır.Yaşamını adayanlar Apo nun kültünü şişirmek ve bu kült kanılı ile bakiye de kalanlar üstünde daha ağır bir baskı mekanizmasına dönüştürmek için kullanılmaktadır.Bu da kirli bir bakışı ortaya çıkarmaktadır.Yani o durumda dahi gerillaya büyük değer verildiği söylenemez Sistemde herkesin hakkında soru işaretleri vardır,ancak en çok soru işaretini arkasında yığmış kişilik hakkında ise,kimse soru soramaz,tartışamaz,eleştiremez Bu sistem ve yaklaşım ile bakiye de sadece Apo nun kültü bırakılıp şişirilerek,ülkemiz Kürdistan nın,Kürdistan ulusunun ve bağımsızlık hedefinin, PKK içindeki kadrolar ile diğer örgütlerdeki kadroların,bunun yanında en önemli sanatçı, akademisyen ve aydınlar tüketilip hiçleştirilmesi sürecinin esas alınırken,bakiyede sadece Apo diye Kemalist bir isim bırakılmak istenmektedir.Bu durumda Apo ve kendisini esas alan Demokratik Cumhuriyetçi PKK si,Kürdistan Siyasal-Ulusal Mücadelesinin ihtiyaçlarının tüketme mekanizması olarak işlev görmektedir.Bu bir açıdan sömürgeci devletin de en önemli ihtiyacıdır.Kürdistan Ulusal Mücadelesinin ihtiyaçları ve temel değerleri tüketilirken,sömürgeci devletlerin ihtiyaçları ise,karşılanmış olmaktadır.Bu yaklaşım ile Apo nun Demokratik Cumhuriyetçi PKK si; Kürdistan ulusal-siyasal mücadelesinin ihtiyaçlarını tüketme mekanizmasına dönüştürülmüştür Bu bir açıdan da Apo nun kendisini çarpıkça var etme biçimidir Diğer açıdan bu durumun Apo nun çocukluğu ile de bir ilişkisi vardır,çocukken sürekli annesinin boğazına çökmesi nedeni ile anne şefkatinden mahrum büyütülmüş bir kişiliğin, toplumun bütün ilgisini üstüne çekerek,çarpıkça pişisik açığını kapatmaya yöneldiği de aşikardır

Biz bütün değerlerimiz ve siyasal ihtiyaçlarımızı Apo için tüketemeyiz Liderler liderse ölümden korkmazlar,kendi şahsi koşulularının pazarlığını merkeze almazlar,bir ülkenin ve ulusun siyasal haklarını merkeze alırlar,ülkeyi ulusu ve siyasal iktidar hakkı olan bağımsızlık ile her alandaki kadroları kendi kültlerinin ve kişisel ihtiyaçlarının kurbanına dönüştüremezler.Öne çıkarılması gereken;Apo nun koşulları ve geleceği değildir,ulusumuzun ve ülkemizin koşulları ile geleceğidir.Eğer Kürdistan sorunu çözüm yoluna girerse,kimsenin Apo nun turşusunu kurmayacağı ve cezaevinde tutmayacağı da açıktır.Bu nedenle Apo nun hayatı ve koşulları üstünden yaratılan gündem,sarsılan ve toplamda anlamsızlaşan kültünü ayakta tutma çalışmasından öteye gitmemektedir.Eleştirdiğim yanlarına rağmen,1999 da PKK nin program ve kongre kararlarını tutuklu durumdaki Apo nun devletin istemleri çerçevesinde red ve inkara gitmesine kadar, modern bir örgüt sayıyordum.PKK modern bir örgüt mü, tarikat mı olmak istemektedir? Modern ve yurtsever bir örgüt olacaksa;her hafta İmralı nın yolunu bekleyip, gelebilecek söylemine göre ne yapacağına ve ne düşüneceğine takılı kalmamalıdır.Tutsak edilmiş,işbirlikçiliğe çekilmiş,kendi yaşam koşulları üstünden pazarlık yapan bir kişiyi kendisine irade yapmaya devam edeceğine,kendi yapısından bir lider çıkarmalıdır.Yok eğer lider özelik taşıyan kadroların bir bölümünü devlet, ve diğer bölümünü de Abdullah Öcalan nın tarafından çeşitli gerekçeler ile katıl edilmiş olması sebebi ile lider özelilik taşıyan adam kalmamışsa,kuralları ile karar alıp hareket etmeleri gerekmektedir.Aksi takdirde çizgi bağımsızlığını,hareket özgürlüğünü ve değer yargı sistemlerini bir nebze dahi olsa korumalarının mümkün olamayacağı aşikardır.Bu değerler yaratılamadan ve korunmadan ilerleme sağlanması,ideolojik politik yozlaşmanın dizginlenmesi mümkün değildir.O zamanda PKK bütün değerlerimizi hiçleştirmeye ve tüketme çizgisini sürdürdüğü sürece,hiçleşecektir.

DÖRT; KADROLARIN TASFİYESİNE DEVAM EDİLMESİ,APO NUN; ŞEMDİN SAKIK IN,CEVAT SOSYAL İN,HAMİLİ YILDIRIM”IN YAKALANMASINDAKİ RÖLÜ VE ŞEMDİN SAKIK IN DA APO NUN GELİŞ SÜRECİNE KATKISI İLE BİRBİRLERİNE ETKİLERİ

Çankırı E Tipi Cezaevinde bulunduğum sırada ve 23 Nisan 1999 tarihinde,PKK nin Avrupa sorulusu olarak Türk televizyonlarında lanse edilen Cevat Sosyal in yapılmış bir operasyon ile Moldovya da yakalanarak,Türkiye ye getirildiğini öğrendik.Bilahare de televizyonlardaki görüntüsünün bitkin ve yürüyemez durumda olması,iki polisin koluna girerek taşınmasından da işkenceli sorguya maruz kaldığını ve direnmiş olabildiği kanısı edinmiştim.3 Eylül 1999 tarihinde tahliye olduktan sonra ise,mahkeme kaleminde ayaküstü de olsa dosyasına baktım.Direndiği sonucuna vardım. Bu nedenle de Ankara Ulucanlar Kapalı cezaevine gittim ve tanıştık.Apo nun İmralı daki duruşu ve söylemlerine ilişkin eleştirilerimi temel hatları ile ortaya koydum,ayrıca kendisinin nasıl değerlendirdiğini sordum.Cevat Soysal,Abdullah Öcalan nın duruş ve söylemlerini benimsemediğini ortaya koydu.Cevat Sosyal devam ile;”Bazen avazım çıktığı kadar bağıracağım diyorum,ama yine de bazı şeylere takılı kalıyorum” diyordu. Ankara Ulucanlar Kapalı Cezaevinde bulunup da PKK davasından tutuklu olanların sayısı toplam olarak on veya on beş kişiydi.Genelde fiziksel anlamda sağlık sorun olanlardı.Cevat Sosyal haliyle bilinç açısından onlardan ilerdeydi, ve daha eskiydi.Ayrıca gözaltında direnmişti.Bu nedenler ile zindana alındığında cezaevindeki diğer arkadaşları başlangıçta inisiyatiflerini kendisine bırakmıştı.Ancak Cevat Sosyal in işkenceye rağmen direnmiş olması,buna karşın mahkemede bir fiske yemedim diyen Öcalan nın çözülmüş bir itirafçı durumunda olması,Sosyal ın davasının da basında güncel olması Abdullah Öcalan nın kişiliğini eziyor olmalıydı.Ayrıca Türk basınında Cevat Sosyal ın PKK nin Avrupa Temsilcisi olarak lanse edilmesi ve sınır dışı bir operasyon neticesinde Moldovya dan Türkiye ye getirilmiş olması nedeni ile medya da da güncelliğini koruyordu.Abdullah Öcalan ise,PKK de kendisi dışında hiç kimsenin adının tartışılmasını ve gündeme gelmesini dahi istemeyen bir kişilikti.Ayrıca Abdullah Öcalan,PKK illerin her şeyinde haberdar olduğu gibi,Cevat Sosyal in, dillendirmeye başladığı yeni söylemi ile de düşünsel çelişkisinin ve rahatsızlığının bulunduğunu duymuştu.Bu nedenle on onbeş kişinin içresinde dahi inisiyatifsizleştirilmesine başlanmıştı.Cevat Sosyal in davası bitiğinde ve Ankara daki Sincan F Tipi Cezaevine nakil olduğunda ise,tümden yalnızlaştırıldı.Cevat Sosyal in direnmiş olması ve Abdullah Öcalan nın devletin kabul ve referanslarına göre şekillenen söylemlerinde sindirmediğini ortaya koymasını nazara alarak, 1999 yılında avukatlığını üstlendim.

Duruşma gününde Ankara daki yurtsever Kürtler davaya ilgi göstermiş ve desteklerini ortaya koymak açısından da epey insan Ankara 1 Nolu DGM deki duruşma salonuna gelmişti.Cevat Sosyal in sözlü ve yazılı savunmasını yaptım.Sözlü savunmasını yaparken,hukuki savunmayı bitirdikten sonra, özce ve kısaca siyasi bir analizde yaptım.Bütün sorunların kaynağında; Türk devletinin kuruluşunda, yapısında,kurumlaşması ile üzerinde oturduğu statükoda cisimleşen faşist-sömürgeci ideolojik-politik harcın bulunduğunu,bu harç ve beton ortadan kaldırılmaksızın hiçbir siyasal-tarihsel ve toplumsal sorunun çözülmeyeceğini,eğer devlet barışçıl demokratik çözüm istiyorsa,Kürt ulusal sorunun 5 yıllık bir hazırlık,örgütlenme ve özgür propaganda sürecinden sonra, yapılması gereken referandum ile barışçıl ve demokratik çözüme kavuşacağını dile getirdim.Hukuk tekniğine ilişkin savunmamın hemen ardından, yapmış olduğum bu siyasi değerlendirme nedeni ile Ankara 1 Nolu DGM nin başkanlığını yapan Orhan Karadeniz i rahatsız olmuştu.Bu nedenle benim savunmam bittikten hemen sonra kızgın bir şekilde Cevat Sosyal e dönerek;”Avukatının savunmasının son bölümüne katılıyormusun ” dedi Cevat Sosyal,bir anlık duraksadıktan sonra;”Mevcut koşullarda avukatımın yaptığı savunmanın son bölümündeki siyasi değerlendirme kısmına katıldığımı söylemek lüks olur” diyerek,Abdullah Öcalan nın demokratik Cumhuriyetçilik diye kavramlaştırdığı görüşlerine paralel olarak sözlü bir savunma verdi.Cevat Sosyal kişisel sohbette katılmadığını ortaya koyduğu Abdullah Öcalan söylemlerine paralel bir söylem ortaya koyduğundan,bir daha kendisi ile görüşmek için cezaevine gitmediğim gibi,daha sonraki duruşmalarına da katılmadım.Cezaevine gitmediğimden ve bir sonraki duruşmaya da katılmadığımdan,bir sonraki duruşmadan sonra,bir avukat kanalı ile bana mesaj göndererek,”neden gelmediğimi ve görüşmek istediğini” bildirmişti.Ben de kendisinin duruşmadaki cümlesine paralel bir cümle ile cevabi mesajını yanıtladım.Yanıtım;Cevat Sosyal; cezaevindeki kişisel sohbette Apo nun söylemlerine katılmadığını söylerken,duruşmada aynı paralel de konuşan bir kişi ile görüşmek,ideolojik-politik değerlerim nedeni ile mevcut koşullarda lüks ve gereksizdir ,şekelindeydi.Cevat Sosyal Sincan F Tipi Cezaevine nakil olduktan sonra ise,tümden yalnızlaştırıldı. Cevat Sosyal in eşi Kürt medyasına açıklamada bulunmuş ve beyanları www.kurdistana-bakur.com, www.Peyamaazadi.com ,ile www.nasname.com,www.gelawej.com sitelerinde yayımlanmıştı.Cevat Sosyal in eşi,Cevat ın Sincan E Tpi Cezaevinde zor koşullarda yaşadığını, ve kendisinin yalnız bırakıldığını,Kürt kamuoyundan destek beklediğini ortaya koymaktaydı.Bu sitelerin birinde yazar olan bir arkadaş bana mesaj atarak ve Cevat Sosyal in eşinin açıklamasına atıf yaparak,durumu ile ilgilenmemi ve destek olmamı önermişti.Ancak cevabi mesajımda gerekçemi de izah ederek,cezaevine gitmeyeceğimi,herhangi bir destekte bulunmayacağımı yazdım.Doğrusu vicdanen ve duygusal açıdan destek olma duygum dürtse de,Apo nun savunmasına aykırı bir savunmayı lüks bulması,ve inanmamasına rağmen,savunmasına paralel bir söylem ile duruşmada konuşmuş olmasını düşünerek; cezaevine gitmedim,herhangi bir destekte bulunmadım.

Avukatlar,savunmanlığını yaptıkları kişilere kendi siyasi inançlarına göre bir savunma yapma zorunluluğu getirmezler.Ancak yargılanan kişiler de; ideolojik-politik çizgisi ve değerleri bulanan bir avukata; farklı yada değişen ideolojik politik söylemlerine rağmen,avukatlarına devam etme ve avukatların katılmadıkları söylemleri ile özdeşleşme zorunluluğu getiremezler.Avukatlar bu durumda vekillikten ayrılma hakkını kullanmalıdır.Benim yaptığım da budur.Buna karşın politik davalarda para karşılığında giren ve hata bu tür olaylara tüccar niteliğinde yaklaşan kişiler ise,elbette kişinin değişen söylemi hangi yöne saparsa sapsın, sorun etmeyecek ve avukatlıktan çekilmeyecektir.Yine ideolojik politik çizgisi olmayan,duygusal yaklaşan veya mürit bir yapıya sahip olan kişiler de; bu tür durumlarda dahi avukatlıktan çekememektedirler.Bu durumlardaki avukatlar ile aynı olmadığım gibi, benzeştiğimi de sanmıyorum. Aynı ve benzer olmamaktan da memnunum.Çünkü politik davalardaki avukatlığı siyasi düşüncelerimden kaynaklanan bir zorunluluk ve maddi ile manevi fedakarlığı içeren yurtsever-devrimci bir kamu hizmeti olarak yaptım.Politik davalardaki avukatlığı, para kazanma algısı ile yapmadığım gibi,devlete,PKK ye ve diğer gurup ve kişilere rağmen,bugüne kadar hiçbir tavizde bulunmayacağım ideolojik- politik bir çizgimde vardı.Bu nedenle ideolojik-politik çizgim ve değerlerim ile çelişen vede özdeşleşmek istemediğim söylemleri ortaya çıkan kişilerin avukatlığından çekildim.Nitekim bugüne kadar geçen 12 yıllık sürede de Demokratik Cumhuriyetçi çizgiye sahip PKK den yargılanan hiçbir insanın avukatlığını üstlenmedim.Demokratik Cumhuriyetçi PKK nin çizgisi üstünden hakkında dava açılmış kişiler adına yaklaşık 12 yıldır,siyasi davlardaki tecrübe ve birikimimi nazara alıp başka avukatlara önerdikleri parasal miktarda daha fazlasını önerenler her süreçte bulunmasına rağmen,hayatta ilkeli duruşu esas aldığımdan,ideolojik-politik değerlerime ters olan bu çizginin hiçbir davasına avukat olarak katılmadım.Mesele; değerlerim ve kendim ile çelişip çatışmamak yanında,taviz vermemektir.

Av. Medeni Ayhan:

ayhanmedeni@hotmail.com

DEVAM EDECEK (6)












Copyright © http://www.kurdistana-bakur.com Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2011-12-18 (960 Okuma)

[ Geri Dön ]






>Powered by Nuke-Evolution