Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın     KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN   Hüseyin Şahin:Körle yatan şaşı kalkarmış   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (19) BÎJI KURDISTAN   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN   Ezidi anne:Oğlum beni IŞİD’linin Facebook’undan buldu   Selahedîn Çelik:Dengdayîna gelî, PKK û Başûr   İbrahim Güçlü:Şêx Seîd Efendî Serokekî Kurdistanê û bawermend e…   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.









K. Özer: BEN ARTIK SOLCU DEĞİLİM. -10.05.2012

Bu yirmi birinci asrın sonunda bilhassa 2012 yılı süreci içinde çok enteresan gelişmelerle karşı karşıya geliyoruz. Kemalistler CHP’nin kurulduğu tarihlerden beri Askeri diktatör ve şiddet yapmacık ‘’Sol Diktatör’’ demokrasinin sistemini derinleştirerek kendi ırk, din-mezhep dışında kimseyi tanımıyor.


CHP - Cumhuriyet Halk Partisi 9 Eylül 1923’te Mustafa Kemal tarafından kurulmuş siyasi görüşü; ırkçı gözlükle bakarak, tek ırk, tek ulus tek dil ve tek din mezhepten yana olarak Türk- Türkçü nasyonalizm sembolünü ele alarak icraata geçmiştir.

BMM’inde bazı muhalifler ayrı bir siyasi parti 17 Kasım 1924'de Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı (TCF) kurdular. TCF'nin, Şeyh Said’ın idamından sonra 5 Haziran 1925'te kapatılıp önde gelen üyelerinin idamı veya siyasetten uzaklaştırılmasından sonra, 1946 yılına kadar CHF/CHP TBMM seçimlerine tek parti olarak katıldı. Kurultayda kabul edilen tüzüğe CHF'nin cumhuriyetçi, halkçı, milliyetçi siyasi bir cemiyet olduğu, fırkanın değişmez Umumi Reisinin Gazi Mustafa Kemal olduğu yazıldı.[5] Başvekil İsmet İnönü, Umumi Reis yardımcılığına atandı. Daha sonra "Halk Fırkası" adıyla kurulan partinin adının başına 1924'te "Cumhuriyet" sözcüğü eklenmiş, daha sonra 1935'teki 4. Kurultay'da bugünkü "Cumhuriyet Halk Partisi" CHP adı benimsenmiştir.

CHP tek partili muhalefeti olmadan uzun yıllar devletin ve iktidarın başında kaldı. Bu süreçte azınlık milliyetleri ve Türk solunu nasıl ve ne biçim kullanmaları için Kemalist düşüncesinde Kürt politikasının gelişmemesi için ve Türk solun içine nifaklar katarak ‘’Böl Yönet’’ politikasını aktif bir şekilde yönetti ve başardı. TKP lideri olan Mustafa Suphi’nin ölümü M. Kemal tarafından bir komplo ile birkaç arkadaşlarıyla birlikte öldürüldü. Bu kararı veren M. Kemal ve partisi CHP idi.

CHP siyasi partisi Kemalizm diktatörlüğünde kurulan bir idealizm ideolojilidir. Fiziksel ve mekaniktir. Bu parti can alıcı ve can yakıcıdır. Kendi dışında olanları kabul etmez. Tek yönlüdür, adı sol görüşlü parti dile getirerek diğer solcuların başka yerlere kaymama göstergesidir. Baskı, imha, şiddet ve asimile teorisinde derinleşerek ayaküstünde kalmayı düşünerek başarmıştır. M. Kemal bir Rahibe, bir Peygamber ve çok kere Allah’ça tapınmıştır. Türklerin ilahisi, Kürtlerin Azraillidir. Uzun yıllar iktidarda kaldığına dair bir zafer olarak tanımlandırılıyor. CHP’nin başını çeken Kemal Kılıçdaroğlu (Dersim yetimi) inatça sarılmış bu katil siyasi partiyi adeta göklerde taşıyor. CHP’nin son dönem kanadı olan sempatizanları mantığın kabul etmediği travmaların oyununu oynamaya çalışıyor.

Şu başlığı bi kere okuyunuz.

Atatürkçü, milliyetçi ve solcu gazete.




CHP’nin idam ettiği merhum Deniz Gezmiş’in ölüm yıl dönümünü kutlayan CHP’lilere ne demeli. Bunlar geçmişi ile yüzleşmeyen insanlar, bunlara hangi gözlükten bakmalı? Başkalarını ahmak yerine koyan bu rezalete ne demeli? Che Guevara ve Deniz Gezmiş’in resimlerini birlikte bu gazetede asmışlar. Daha düne kadar bu ölümsüzlere lanet yağan ve küfür eden CHP’nin yeni kanadı bunlara sahip çıkıyor. Yılmaz Güney, Ahmet Kaya ve Nazım Hikmet’lerin çektiği baskı, şiddet ve ölüme terk eden bu yalancılar, oportünistler (Fırsatçılar) solcu diye geçiniyorlar.

Türk oğlu, Türk kızı Türklüğünü koru manşeti var.

Güzel sen Türk kızının Türklüğünü koru derken neden başka etniklerin ırkını-ulusunu korumasına karşısın? Neden Kürtlerin yok etme imhasına yanasın ve neden Kürt kızı da Kürtlüğünü korumasın, arada ne fark var, sen gümüşten, Kürtler çamurdan mı yapılmış?

Kürt varsa sorun var, diyorsunuz




Doğrudur, Türkiye’de Kürt sorunu çözülmeyene kadar huzur olmayacak ve barış da gelmeyecek. Türk metropollerinde; Türkün biri diğerine aktardığı söyleyişine bakın ‘’ben Kürtlerin manavından alışveriş yapmıyorum, Sadece Türk şirketlerinden alışveriş yapıyorum ve huzur-en rahatım diyor. Bu zihniyete bakın?

Kürtler tarafından kurulacak İslam Partisine, Kürt –İslam Faşizmi adını koyarak CHP’nin üyeleri tarafından propaganda yapılıyor. Bu tehlikeli bir şeydir, sonuç gurupları içten savaşa götürür.

.

http://www.turksolu.org/resimler/yeni_menu_5.gif


Gazetenin adı: http://www.turksolu.org/resimler/yeni_menu_7.gif


Kürtler bütün ömrünü Türk İslam ırkçıların arkasında ibadetlerini yaptılar. Türk İslamcıların kuyruğu arkasında siyasi hareketlerini sürdürdüler ve hiç yar olamadılar. Üstelik defalarca fişlendiler, her çeşit baskı metotlar uygulandı ve hala acımasızca uygulanmaktadır. Ne zamanki Kürtler haklı talepleri için kendilerini ifade etmeye çalıştılar, Türk devleti hemen başından vurdu ve vurmaya korkunç dramlalar yaşattı. 2012 yılında bu baskıyı tahammül edemeyen Kürt İslamcılarımız son camisini, Amed (Diyarbakır) ilin ana caddelerinde buldular ve namazını kılmaya çalıştılar. Bu namaz Türk devletin gözü önünde bir ejderha-öcü gibi karşılandı ve tehdit edildi.

Daha sonra ne oldu?

Kürtler Türklerden ayrı bağımsız bir İslam Partisi’’-ni kurmaya gözetlediler. Bu İslam Parti’’-nin kurluşu ve faaliyete geçmesine sevindim. İnancım, bu parti, Kürdistan’da büyük bir potansiyel yaratacaktır. İyi biliyorum ki, bu parti PKK yanlısı olmasa PKK de bu Kürt İslam Parti-sine karşı gelecektir. Bekle ve gör diyelim.

Umut ederim Kürtlerin Türklerle olan İslam, din ve Mezhep aşkı son bulsun.

“Kürtler”in Nâzım’ı yok mu? Diyorsunuz,

Elbette vardır




Ceger Xwîn / Velat

Velat, ser te şere îro ku paqij bî li namehrem


Ku kanyê nav çiyayê te du rûbarê şirîne te

Li ser xobin

Tu şîrînî

Velatê min

Tu bu min jîn û hêlînî

Hejêkirna te daxaze

Hejêkirna te îmane


Çiku hubba velatî jî li îmane

Tu dermanê birîna bê velatanî

Tu axî, axa êmîşê dilê axî

Reh û rîşê mi nav axa tede gum bû

Nizanim kengîve şîrê te mêvanim


Nazım Hikmet bu şiirinde sadece Türk ırkını ve Türk ''Misak-i Milli'' sınırlarını korumak için bu şiiri yazıyor ama Kürtlerin de Türklerle aynı cephede çarpıştığını, şehit düştüğünü unutuyor.

Nazım Hikmet


İşte bir sabah uyandığımda

Çav Bella Çav Bella

Elleri bağlanmış bulduğum yurdumun

Her yanı işgal altında

Sen ey partizan beni de götür

Beni de götür dağlarınıza

Dayanamam tutsaklığa

Eğer ölürsem ben partizanca

Çav Bella Çav Bella

Sen gömmelisin ellerinle beni

Ellerinle toprağına

XOZBUN ÖRGÜTÜ VE KAHRAMANLARI






Toprak deseniz, ‘’Toprak’’; Kürdistan toprağı-coğrafyası da vardır işgal edilmiş bir toprağın üzerinde savaşılıyor. Nazım toprağının işgaline dert yanıyor ve yanı başında Türk devletin işgal etmiş olduğu toprağı da çiğneyip geçiyor, ayrıca duygularında bir işgalci öfkesinin zihniyetini dile getiriyor. İşte burada, ırkçı-hizipçi-tekçi, tek uluslu ve tek din ve mezhepçi bir Komünist görüşlü olarak detayını kanıtlıyor. Türkçülük ufkunun aşkına sarılmış bir şair, Kürtlerin hallerini görmek istemiyor. Bu bencile derin duygulara ne demeli? Sonra Nazım Hikmet, uluslar arası Komünist dayanışmasını yaparken, Kürdistanlı Kürt Komünist-lerini de birliğinde örgütleyerek politikasında Türk ve Türkleştirilme politikasını komünist adına yaratmak istedi. Ben bu aşka, Sosyal sömürgeci Komünist diyorum.

Kürtlerin Nazım’ı, Nâzım’ınızdan binlerce kat ve kat çok üstündürler. Kürdistan’da Türkler tarafından her kurşunlanan her bir Kürt, birer Nazım’ınızdır. Bu vesile ile isim vermeme gerek görmüyorum. Dahası, Hapishanelerde yatan binlerce siyasi Kürtlerimiz vardır, bunların hepsi nazım’larınızdan cesur, barışı seven ve her çeşit baskılara karşı gelen, ırkçı ve milliyetçiliğe paydos diyen kahramanlarımızdırlar.

Sizlerin ne solcuları ve ne de sağcıları beni ilgilendirir. Beni ilgilendiren, 40 Milyon Kürtlerimizin haklı mücadelesinin zaferini istiyoruz. Bu sebeplerden dolayı Kürdistan dağlarında kahraman Gerilla’ların nöbet beklemeleri ve ergeç zafere ulaşacağı kesindir.

Şehit düşen bütün Kürt liderlerin mezarlarını sizden geri almak istiyor ve büyüklerimizin yarıda bıraktıkları mücadeleye sonsuza kadar devam edeceğiz.

Kısacası her millet kendi Nazım’ını sevsin.

Kutbettin Özer

KutbettinO@online.de


Gazeteci ve Yazar












Copyright © http://www.kurdistana-bakur.com Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2012-05-10 (1183 Okuma)

[ Geri Dön ]






>Powered by Nuke-Evolution