Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Röportaj/İranlı Büyükelçi:Kürdistan çok önemli bir jeopolitik merkez   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:PDKê, Divê Ji Derveyî YNKê û Goran Hikûmetê Ava Bike   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İsmail Beşikçi:Duhok-Hewlêr Gezisi   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (07) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

212) Kutbettin Ozer: Kurdistan Daglarin evlatlari -06.08.2012






Kutbettin Özer: Kürdistan Dağların evlatları -06.08.2012

Beşyüz’e karşı 2.000 Türk Askeri, havadan, karadan ve bütün askeri gücü ile gözlerini Şemdinli’ye dikmiştir. 23.07.2012 tarihinden beri sıcak savaş teması Türk medyaların ağzına düşmüş ve devlet Kürt sorununda çaresiz kalmış, çareyi bitirmekle sonuçlandırıyor, sonuçlandır bakayım.


Nedir bu iş, nedir bu telaşa, nedir bu çıkmaz sokak? Vursun kahpe kurşun, vursun zalimlerin zalimleri, vurun bırayen Heja vurun alnından kurşun yağmurunu keklik yuvasından çıkasıya kadar. Vurun elinizdeki taş, tarak ile bu kaçınılmaz cephe birliğinde, vurun imhacı, tefeci ve inkârcı devletin kararmış yüreğine, vurun!!!

Başbakan Erdoğan melelik yaptığı dönemde cami seccadesine eğilip bükülen Mümin- Müslüman bir insan olarak namaz kıldırıyordu. Namaz kılmanın arkasında başka bir zihniyet taşıyordu, Başbakan olmak ve Kürtleri öldürüp yok etmek niyeti ile diyeti varmış. Dün a.t.v. TV’da bizde sadece 8 kişi şehidimiz var, diyor ve arkasında, teröristlerden 115 kişiyi tesirsiz hale bıraktık diyor. Be hey Allah’ın kulu Melle Erdoğan, sen mi bu çocukların ruhunu verdin ve tekrar ruhunu alıyorsun, dağda ölen insan değil mi? Madem insanlara hizmet ediyorsun, niçin bu insanlara sormuyorsun ‘’Siz ne istiyorsunuz, derdiniz ne’’ ? Bunlar boşuna mı dağa çıktılar, boşuna mı kendilerini müdafaada bulunuyorlar, bunlar boşuna mı kendilerine Kürt diyorlar? İşte beyaz ve siyahın gerçeği ortada, Suriye Kürtlerden şimdiye kadar ses çıkmıyordu, Esad diktatörlüğüne yeter diyenler baş kaldırıldıktan sonra her şey tersine döndü. Kürtlerin gizlenen varlıkları bu isyanda patlak verince Türk devleti çığlığından çıkmış oldu. Suriye’de tek Arap halkı vardır ve bu halkın ülkesi olan Suriye, Suriye’ye kalacaktır dedi. Suriye’de Kürt sorunu yoktur, bölücülere fırsat vermeyiz tehdidi yapıldı. Erdoğan Suriye bölünme tehlikesine girerse bir Askeri müdahale ederiz diye kamuoyuna bir mesaj verdi. Erdoğan böylelikle Kuzey Kürdistan’da Kürtlerine yapılan tehdidi dış hududa da çıkarak bir devlet adamın davranacağı ahlakın ötesine çıkmış oldu.

ABD dışişleri bakanı Bayan Kliton, ‘’Kürtleri rahat bırakın’’ mesajını verince Türk politikası yumuşamaya başladı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Güney Kürdistan ziyareti, Federal devlet Başkanı Sn. M. Barzani’ye dolaylı yoldan bir özür dileme ziyaret mesajı idi.

M. Karayılan’ın bütün Kürtlere birleşin çağrı mesajını destekliyorum, bu mesaj Kürdistan Ulusal mesaj olmalı ve yarıda bırakılmamalı. Kürtler şu teoriyi taktik ve stratejik mevzilenmeyi anlamalı; Kürtler askeri siyasetini bırakırsa Türkiye’de Kürt sorunu biter, kül olur. Evet, Erdoğan Kürt sorununu çözer doğrudur, elbette yaklaşım gösterirse, yaklaşım göstermezse savaş barutu fışkırır ortalık tozu duman olur. Çünkü barışı istemeyen taraf, savaşı isteyenlerdir. PKK / KCK ile muhatap istenmiyorsa BDP, HAK PAR, KADEP ve diğer Kürt gurupları vardır. Avrupa’da sayısız Diasporalar vardır, bunlarla en az bir araya gelinebilinir. İmkânlar varken imkânları ters eliyle itmek ne demokrasi gelir ve ne de Kürt sorunu çözülür.

Erdoğan Suriye’de sadece Suriye Ulusal Yüksek KonseyiniKürdistan Ulusal Yüksek Konseyi ise reddederek 3 milyonluk Kürt varlığını inkâra gidiyor. Erdoğan Kendi iç sorununu dış ülkeye taşıyarak pratiğe geçirmek istiyor. Hani Müslümanlıkta eşit hak, eşit şeriat paylaşımı vardı ve İslam’ın şartları beş idi? Sizce Müslümanlık bu ise bendeniz Sizin bu İslam yolunu ne kabul ediyorum ve ne de namazınızı, niyazınızı kabul ediyorum. Kefere dediğiniz gayri-İslamlar (Hıristiyan Âlemi) sizden daha çok Allah’a yakın ve ibadetlerini dürüst kılıyorlar. Hıristiyan kulvarında milyonlarca Türkler yaşıyor, bu ülkelerde aldıkları haklar Türkiye’de bir çeyrek kadar hak sahibi bile alamıyorlar. Avrupa’da kendi ırkına ait olan dillerini, kültürlerini, adet ve törelerini, inançlarını kültür yemeklerini tanıtıp çok çeşitli milliyetler arasında yer alıyorlar. Bu çok yönlü kültür tablosu devlet kurumu tarafından kutlanıyor ve hor görünmüyor.

Bendeniz hiçbir zaman ırk düşmanı olmadım ve Türk ırk düşmanı da değilim asla olamam. Ben Kürdüm ve Kürdistanlıyım o topraktan geliyorum. Doğuştan beri kendimi Kürt olarak görüyorum, dilinizi de Türk okullarında öğrendim. Bana ‘’SEN’’ Türksün diyemezsiniz,. Irkım, soyum ne ise ben oyum. Her ırkın insanı, dinini, mezhebini-inancını değiştirebilir ama ırkını değiştiremez. Daha dünler Türk uyruğunda Türk kimliğini taşıyordum, bugünde Alman kimliğini taşıyorum, yarından sonra da başka milletin kimliğini taşıyabilirim. Bu demek değildir ki kimlik değiştirmekle o ulusun vatandaşı olmakla , o ırkın insanıdır anlamına gelmez.

Bu otuz yıldır Almanya’da bulunduğum Karlsruhe ilin Belediyesi ile çalışıyor ve sosyal yaşamamı birlikte paylaşıyorum. Ayrıca Kültür referatlarıyla da ilişiklerim çok iyi üst düzeyde devam ediyorum. İlin Üniversitesinde birçok eğitin dalında çalışan rektör ve profesörleriyle iletişimlerim var, onlarla zaman zaman oturuyor, Kürt meselesini veya başka sosyal sorunları ele alıyor tartışıyoruz. Bunlarla herhangi bir problemim olmuyor. Bazı devlet kurumlarıyla da yani bütün Mahkeme kurumlarıyla iletişimlerim var ve onlarla çok iyi anlaşıyorum. Beni olduğu gibi tanıyorlar, gözüme baktıkları zaman bir Kürt gözüyle bakıyor ve saygı duyuyorlar.

Türk ırkçılığı Avrupa’da da yaygın, Türkiye’deki Türk ırkçılığından daha tehlikeli,

30 Haziran 2012 tarihinde Almanya Karlsruhe Belediyesi ile hazırladığımız çok milliyetli unsurlardan kurulu 45 kadar derneklerle festivali kutladık, kutlarken; Her zamanki gibi Türkler 45 ırkın içinde 44 ırkı tanıyor ve sadece Kürt ırkından olan derneği tanımamak için çadırımıza saldırdılar. Çadırı söküp atmak istediler, Kürdistan’ın dört parçasından yazılan yazar kitapların eserlerini alt-üst etmek istediler, güçleri yetmediği için polise şikâyet edip polisi getirttiler. Bununla kalmayarak Emniyet Müdürüne, Belediye Başkanlarına ve ilgi kurumlara ve de Bu festivalin sorumlusuna kadar şikâyetler gidildi. Dört defa polis çadırımıza geldi raporunu tuttu ve gittiler. Bu gelen saldırgan Türkler sorduğumda Türk Derneğinden geldiklerini ve Kürtleri kabul etmediğimizi, Kürt denilen bir ırkın olmadığını, bu sergilenen kitaplar ve Kürdistan Bayrağı, Kürdistan haritaları PKK teröristlere ait olduğunu vurguladılar.

Bu festivalin ahengini, güzel rengini, birlikte barış içinde yaşam birliğini bozan bu Türk ırkçıların zihniyetlerini bozmak için mahkemeye verdim. Bu zihniyetin arka perdesini mahkemede paylaşacağım dedim. Şu anda mahkeme devam ediyor.

Şemdinli dağlarında Kürdistan Gerilla’larını bulamadığında topraklar zehirleniyor, ormanlarımız yakılıyor ve yabani hayvanları zehirleyip hayvan ırkını da tüketmeye çalışan Türk devletinin zihniyet düşmanlığını Avrupa’ya taşımak istiyorum ve A.İ.H.M’ye vermeye niyetlendim. Avukatımla görüşmelerim devam ediyor.

Kürtlerin birliği kaçınılmaz bir sınavla yaşıyor. Biz 40 milyon Kürtler olduğu gibi Suriye (Batı) Kürtleriyiz. Onların onuru bizim onurumuzdur, onların direnişi bütün Kürtlerin direnişidir. Batı Kürdistan Ulusal Yüksek Konseyi üyesiyim, her Kürt üye olmalıdır, gücünü orada kullanmalı ve direnişini her yerde sürdürmelidir.

Türk, Arap, Fars egemenliğine, ırkçılığına son vermek için ezen ulusların bütün demokratik kitle örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarının birleşmesini ve Kürtlerin yanında yer almaları için Enternational birliğe, direnmeye çağırıyorum.

Şunu iyi bilmiş olalım, Kürtler hak ve özgürlüğünü kazanmayana kadar dev kazanlar cehennemi kaynayacaktır. Esad’ın başına gelenler, Erdoğan’ın başına gelmesi de pek yakındadır ve göreceğiz.

Sevgi ve Saygılarımla

Kutbettin Özer

KutbettinO@t-online.de

Gazeteci ve yazar














Copyright © KURDISTANA BAKUR-BIJI KURDISTAN Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2012-08-21 (749 Okuma)

[ Geri Dön ]



Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution