Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (14) HER BÎJI KURDİSTAN   Dr.İsmail Beşikci:Dağ Kavmi-II-10..06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (13) HER BÎJI KURDİSTAN   İBRAHİM GÜÇLÜ- 09.06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   HDP ÜZERİNE!   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Mim Yavuz Binbay:SLOGAN, HAMASET VE KARŞITLIK SİYASETMİDİR?-05..06.2018   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (11) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

222) Kutbettin Ozer:BDPlilere Fezleke mi? -02.12.2012






Kutbettin Özer:BDP’lilere Fezleke mi? -02.12.2012

Kürtlere fezleke yeni bir tarihe rastlanmaz, Kürtler ulusal taleplerini dile getirdikleri günden itibaren Kürtlerin hakkında her çeşit fezleke çıkartılmıştır. Bu fezlekeler nedir ve ne değildir?

İşte size basit Türk devletin fezlekeleri; Tek dil, tek din-mezhep, tek ulus ve tek ırktan ilkelli Misak-i Milli adına çizilmiş sınırlardır. Bu sınırlar dâhilinde Kürtlere; ırk, dil, kültür, kimlik, harfler (Q, û, w, î, x), Kürtçe isimler, dağ taş demeden köy, nahiye, il, ilçe ve hapishanelerdeki işkenceler, daha neler üzerinde fezlekeler çıkartılarak yasaklanmıştır. Aynı zamanda Türk, ırkçı Anayasası Kürdistan’ın bütün dört bir yanını kuşatmıştır. Kürdistan topraklarında ve göçe zorlanmış bütün Kürt yurt severleri de dâhil olmak üzere dokunmazlıkları ellerinden almıştır. İşte biz buna kökten ilhak fezlekesi adını veriyoruz. Alevilerin inançları hala çarmıha getirilerek hak ettikleri beşinci mezhep İmam-i Caferi inançlarını bile ilahiyat fakültesinde ders kitaplarında yer vermeyerek inkâr edilmiştir. Bu tür sömürge ve imha etme stratejik politika fezlekesi 1923 cumhuriyeti Osmanlı döneminden devralınmıştır.


T.C devletin, klasik üniter yapılı sistem karakterini izah ederken sadece inkâr ve imha politikalarına rastlanır. Devletin objektif ve sübjektif biyografisi ise tasavvur edilemeyecek kadar kirli izlere rastlanır. Demokrasi nasibini hiç almamış Kemalist Türkiye, çoğulcu siyasi partiler dönemine girdiği halde, parti program ve Tüzüklerinde Kemalist ideolojisini taşıyan bulanım, tek bir ruh ile doğmaktadır. Bu bulanım ve tek ruh Kürtlerin beynini de alak bulak etmiştir. Yani Kemalist düşünce, sadece Türk kesimleri içinde değil, bilakis okuyan akademik Kürtlerin beyin hücrelerinde daha tehlikeli kıvılcımlar yaratmış.


Bunları izah ederken Kürtler bu saatten sonra ne yapmalı ve nasıl bir projeyi ele alıp gerçekleştirmelidir?


Kürtler ulusal olma gündemini yakalamış ve en erken bir süreç içinde Kürdistani Ulusal Cephe yaratmalı, fırsatları değerlendirmeli, kararsızlılıklardan çekilip cesur bir şekilde toplumsal hamle ile projelerini ileri atmalı ve iç dinamiğini sağlamalıdır. Örgütsel çıkarlar hiçbir zaman ulusal meselenin ön planına atmamalı. Hedef alacağı imajı kaybetmemeli ve taktik ve stratejik lojistiğini elinde tutmalı ve bu toprak üzerinde gazaba uğrayan mağdur insanların istek ve talepleri ne ise, siyasetçilerimiz kendilerini onlara göre ayarlamalılar.


Kürt siyasi hareketin içindeki iç dinamik patlak vererek, ırkçı Paşa’ların uykusunu kaçırmış ve bıçak kemiğe kadar saplanmıştır. Kürtlere ‘’Fezleke’’ uygulaması olan söz konusu, acaba BDP Vekilleri dokunmazlığı Hak etti veya etmedi mi? Bence etmedi diyorum. Çünkü bu tür Fezlekeler yeni değil ki, eski tarihlere dayanan ve uygulanan fezlekelerdir. Kürtlerin ana dillin yasaklanması, Kürtlerin Anadiline ‘’ Seçmeli ders’’ vermesi-tanıması en büyük hakaret ve en çirkin örneklerinden biri olan fezleke azabıdır. Kürtlerin ana dilinde Kürtçe eğitim dersi vermeme, lanetli bir fezleke küfürü sayılır. Devlet insanlarına ahlaki ders vereceği yerde ahlaksızca örnek olmaya çalıştı ve çalışıyor. Tersini düşünecek olursak Türk devleti mecazi anlamda dokunmazlığın fezlekesini kendine uyguladığını halükarda unutuyor.


İlk konuşlandırılan tepki ve arzu, PKK’lıların dağdan kayıtsız şartsız kuzu gibi inmeleri talep ediliyor. PKK, tabanlaşarak beş bini dağda, beş bini de Kürdistan yerleşim alanlarında faaliyetlerini devam etmektedirler. Bu asal sayıların arasında yüzlerce profesyonel çalışanları var ve 24 saat ayak üzerindedirler. Sayısal olarak eksiklik yok belki daha fazla alanları dolduran kadrolar vardır. Bu kadroların önemli bir kısmı da Avrupa ülkelerinde başka kuruluşlar adı altında faaliyet gösteren kadro çalışanları vardır. PKK dev gibi bir askeri ve sivil kurumdur. PKK bugün tamamen teslim olsa dahi, PKK’nın bittiğini veya bitirdik anlamına gelmez, üstelik ikinci bir PKK’nın doğuşu daha güçlü tecrübeye ve daha birikimli stratejiğe sahip ve önemli olan, karma örgütlerden oluşan kadro, stratejik bölgesel alanlarda, Kürdistan Ulusal Cephesi yeteneği ile sahneye çıkacağı mutlaktır.


Fezlekeye uğrayan siyasetçi Kürt kökenli Milletvekilleri, diğer Kürt şahsiyet ve aktörler etkin yaratarak geçmişinden ders çıkartıp ulusal bileşiminde mutlak hesapları olacaktır.


Vekillerin bir yerlerde Gerilla’larla kucaklaşmaları ile İstanbul Silivri’de bulunan Faşist, terörist, darbeci Ergenekoncu Generallerin ziyaretçi yakınları ile sarmaş dolaş olmaları bu kadar tehlikeli olmadığını görüyorum. Üstelik derin devlet adamları darbe etmekle suçlandırıldığı halde, bu densizlere ziyaret odaları hazırlanıyor ve eşleriyle cinsel birleşme hakları veriliyor. Bu haklara karşı Kürt Vekillerin gerilla yakınlarıyla kucaklaşmaları çok görülüyor. Devlet ilk önce çift standartlığını ortadan kaldırıp bir kere etrafına baksın.


Askerlik karargâhlarında ölen Asker, subay sayısı dağda ölenlerden daha fazladır medyalarda apaçık mesajlar veriliyor. Demek ki kendisi gibi düşünmeyen ve kendinden olmayanlara, kardeş savaşına karşı çıkanlara, barışı isteyen ve savaşmak istemeyene Askeri fezleke uygulanıyor. Derin devlet adamları olan Ergenekoncu Generaller bunların hakkında infaz kararını vermiştir. PKK, devlete açık mesaj veriyor; gelin ölen askerlerinizi dağ eteklerinde toplayın, götürün diyor.


Yarın asker anneleri demez mi, bu üç yıldır Asker oğlum eve gelmedi, oğlumu verin sormaz mı?


BDP’li vekillerin dokunmazlıkların kaldırılması, Türk devletine hiçbir madalya getirmez ve üstelik iç politika ve dış politikada olumsuzluluklar getirir diye düşünüyorum. Leyla Zana tutklu döneminde nasıl Nobel ödülü ile ünlüleştirildi ise, dokunmazlığı alınacak BDP’lilerin bir kısmı da ünlüleştirilecektir. Bir dahaki seçimlerde Kürdistan coğrafyasında bir ihtimale daha fazla Milletvekilleri ve Belediye sayısı artacaktır. AKP bu seferki seçimde zayıflanacak ve Kürtlerin kendi kendini idare etme olanağı doğacaktır.


Bülent Arınç ve Abdullah Gül mesajlarında ‘’Fezleke’’ nin geçekleşmesi bir şey getiremeyeceği ve çözümleri zorlaştıracağı ve ötelemekten başka bir işe yarayamayacağına dair mesajını verdi. MHP bu ‘’Fezleke’’ ye takla atarak yaklaşıyor, CHP oportünist yaklaşımla her gün ifade sözcüklerini değiştiriyor. ‘’Fezleke’’ ye evet diyenler, AKP’nin içinde ‘’HAYIR’’ diyenlerin yerine faşist MHP muhalifleri dolduracaktır.


Erdoğan ise BDP vekillerine karşı olan tutumunu bir Başbakana yakışmayan seviyesiz yaklaşımını sergiledi ve sorumsuzca sergiliyor.


Meclis bu sefer hata yapar ve Fezlekeye imza atarsa, Kürtlere ve Kürt sorununa karşı ‘’SAVAŞ’’ a evet, imza atmış demektir ve 1994’deki hata bir kez daha tekrarlanmış olur. Kürtlerle olan barış çözümlüğü ötelemekten başka işe yaramayacağına dair imza atıyor.


Bu fezlekede dokunmazlığın kaldırılması, Kürdistan ulusal Kurtuluş Mücadele hareketini daha da güçlendireceğine inanıyorum. Otuz yıldan beri savaş içinde büyüyen Kürt çocukların gözünde ‘’KORKU’’ çıkmıştır. Daha cesur ve daha kararlı duruşu ile savaş içinde büyüyen Kürdistanlı geçlerimiz işi, aşı iç dinamiklerini perspektifleriyle geçmişini, geleceğini, değişme, dönüşme ve yenilenme hamlesini en iyi bir şekilde pozisyonunu hazırlayıp atama ve emirlere boyun eğmeden gerçek projelerinin gerçekleşmesinde önder aktörler olacağına inancım büyüktür.


Bu ilham, bu umut, bu güvenme kaynağım, Kandil, İmralı ve bütün Kürt potansiyellerin birleşmesi yakın olduğuna inandığım için yazıyorum. Kürtler 21. asrın sonunda darbe alması ve haklarında çeşitli kırıcı-olumsuz kararların çıkması, Kürtler açısında sonuç olarak Kürdistan Ulusal Cephe olmaya yöneliktir.

Fezleke çıksa, çıkmasa da Kürtler açısında değişen faktör, Türk Adaletin cumhuriyetinde kurulan demokrasisine uygundur. Çünkü asıl çıbanbaşı Türk Anayasasının kökten değişmemesidir. Kuzey Kürdistan’da 25 milyon nüfuslu Kürtlerin dokunmalığı kaldırılmıştır, bu fezleke gazabın atmosferinde hepimiz kavrulup savrulduğumuzdan dolayı bu tür fezlekelere alışığız. Ki, hiç umurumda değil.


Sevgi ve Saygılarımla

Kutbettin Özer

KutbettinO@t-online.de
































Copyright © KURDISTANA BAKUR-BIJI KURDISTAN Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2012-12-21 (675 Okuma)

[ Geri Dön ]



Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution