Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   Selahattin Demirtaş’a Açık Mektup   İLGİLİ HABERLER ve SINIRÖTESİ KÜRT DÜŞMANLIĞI   Faiz Cebiroḡlu:Hasip Kaplan demeci üzerine bir not..   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Mustafa Elveren:HDP’yi İtibarsızlaştırmak İsteyenler Boşa Çıkarılmalı   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Bülent Tekin:Selahattin Demirtaş'ın yeniden aday olmaması   Abschiebung nach Pakistan verhindern   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 

223) Kutbettin Ozer: Uygar cagda Tehdit! -19.12.2012






Kutbettin Özer: Uygar çağda Tehdit! -19.12.2012

Sevgili İbrahim, Türkiye Hizbullah/Mustazaf Dernekleri ve Bana Karşı Kampanya… Adlı yazını okudum. Evet, tefeci örgütler, tek ideolojili örgütler, güçlü ve devlet tekelinde çalışan ve büyüyen örgütler gerçeklerin bilmesini istemezler. Ki, bu tehdit yeni olsaydı keşke.


Ancak kendi tekelinde çalışan ve hizmetinde bulunan insanları istedikleri şekilde yönlendirme olanaklarına görev tayin, atama ve uymayanları yok etmek veya susturmakla amaçlıdırlar.

PKK-KCK ve bunlara bağlı olan büyük küçük kurumlar aynı karakteri taşıyanlar, başka düşünceye müsaade etmediğini biliyoruz. Kemalist usulü-sistemli beğeneni kullan, beğenmeyeni vur, yok et ideolojisi yargılanmaktadır.

Kürt örgütlerin birçoğu kendi halinde hasta, bitkin ve yorgundurlar. Hepsini bir arada toplasak ceviz kabuğunu doldurmaz. İşleyişleri, çalışanları bireysel korkak şahıslar haline gelmişlerdir. Bunların bir kısmı arada bir sesleri çıksın diye ortaya olta atarlar. Maalesef oltanın atmasını da beceremezler, üstelik bir çuval dolusu cevizi berbat ederler.

Türkiye’de ve Avrupa’da aynı zayıflık devam ediyor. PKK-KCK, Türk devleti tarafından hem yaşatılıyor, korunuyor ve hem de görüşmeli-anlaşmalı kavgaları sürdürülerek ölümle sonuçlanıyor.

Türk devleti PKK’ yi bitirmek istemez, bitirecek olursa dışarıdan alacak olan terörle ilgili maddi ve manevi-siyasal yardımları alamaz. Terörden yardımından dolayı, Türk devletin ekonomisini güçlendiriyor. Bu alınan yardımın birkaç % desi alttan PKK’ ye veriliyor. AKP iktidarı niçin kalkındı? Bu vesile ile ekonomisi güçlendi. Almanya’da 80 milyon nüfuzlu insanların her biri, saat ücretinden-aidatından vergi ödüyorlar ve ödemek zorundalar. Daha bunun dışında birçok vergi dairesine tonlarca ödenen vergiler vardır. Bunca vergilerin ödenmesine rağmen devlet bütçesinde ‘’boş kasa’’ çıkıyor. Alman devleti 1955 tarihinden 2012 Ağustos ayına kadar, Türkiye’nin kalkınması için her ay 55 milyon Euro gönderiyordu. Ne zaman ki Türkiye ekonomisi uluslar arası kalkınma planlanması arasında yer aldı, Almanya bu parayı kesti. Alman Başbakanı Bayan Merkel, TV. - ekranında kamuoyuna haber verdi.

Ayrıca, Türk devleti NATO’ya üye olduğu tarihten beri, ABD devlet kasasından, her ay 275 milyon dolar Türk Askeri kanadına para aktarılıyor. Ergenekonlar, Kozmik ve Balyoz’ların kuruluşu ve faaliyetleri bu paracıkların altında örgütlenerek cinayetler işlenmeye başladılar. Devletin en üst düzeyindeki insanlar, bütün Cumhuriyet Baş-Savcıları ve Genel Kurmay Başkanları bu kirli işlerin ruhunu bilmekteler.

PKK’nın kuruluşu ve hala ayakta duruşu, sırf haklı olan Kürtlerin ulusal talepleri yerine getirilmemesidir. Ama ne yazık ki PKK içinde olan saf ve temiz insanlar bu işin bilincinde değillerdir. Bilenler de sıradan olan PKK kurmayları tarafından kontrol edilmekte ve sorgulanmaktadır.

Örneğin; Amed Belediye Başkanı Osman Baydemir sıradan bir insan değil, bilinçli ve ne yaptığını bilen bir Kürt yurtseveri. Osman Baydemir Belediye çöpçü işçisi tarafından sorgulanıyor, Kandil’den atanan Kadın, belediyenin göbeğinde Osman Baydemir dâhil bütün kadrolarını kontrol ediyor. İmralı’dan A. Öcalan tarafında iyice fırçalanıyor.

İnanınız Kürt olarak öyle bir garip ortamdayız ki, uluslar arası Kürtlerin birliğine artık inancı kalmadı.

Kanser ve Aids Virusu’na yakalanan insanları hastalıktan kurtaracağımız yerde, PKK bunları canlı Kalkan yapıyor. İşte Kürtlerin iç ve dış dünyası ve hali! Abdullah Öcalan başındaki bir kılı için kıyameti kopardı, kendi dışında olanları ise canlı kakan yaratması her harikulade olumsuz etki yaratıyor. Bence bu tür eylemlerin modası çoktan geçmiş ve maziye karıştığına inanıyorum. Kürtler ulusuna yakışan eylemi yapmalı ve fiiliyatta ne yararlı ise o eylemi gerçekleştirmeli, zararlı eylemlerden vaaz geçmeli. Kürtlerin en büyük kullandığı araç, diyalogla siyasi silahı kullanmaktır. Bendeniz bu tür zararlı eylemlere anlam veremediğim için açıkçası şaşkınım. Bunları yazacak olursam ne sayfalar ve ne de roman kitaplarıyla biter.

Gazeteci Avni Özgürel, internethaber’de Abdullah Öcalan’ı 1960’larda, MİT’e ait Ankara’daki Fikir Ajans’ında gördüğünü açıklıyor. Bunun yanında daha önceden birçok şahıslar ve kalemşorların yazıları medyalarda yazıldı. Bu söyleyişlere göre PKK kadroları bu sözleri ve söylenenleri kabul etmiyor. Türk MİT istihbaratı da bu konuda her hangi bir açıklanması olmadı. Serok Apo, Serokluğa devam ettiriliyor. Bu adam halifelikten terfihe edilerek Peygamberliğe kadar yükseldi. Caddeler ve mitingler binlerce kişilerin elinde resim posterleri gezdiriliyor, Apo için ‘’Ölüm TİM’’leri örgütleniyor, yakılanlar ve intiharlar oluyor. Beyin uyuşturucularıyla da kavgaları devam ediyor. Bu arenada suçlular ile suçsuz PKK’lılar; kahraman olan suçlular, kaybedenler ise suçsuzlar, yani hiç günahı olmayanlar, yani çorbayı içmeyenlerdir.

Oysaki dağdan kaçan veya gelen Gerilla’ların ağzından duyduğum ve gördüğüm kadarıyla Dağa çıkmanın sebebi;

Kürdistan’ın sınırını çizmek için ‘’Dağa çıktım’’ diyorlar. PKK üstatların siyasi gidişatı ise hiçbir şey istememeleri çok garip ve cazibeli teori, gerçekten bunca şehit vermeye rağmen dağda donanların, parmakları kopanların, üşüyenlerin, üşüyüp donup ölenlerin, sakat kalanların, binlerce şehit düşüp ölenlerin bedel vermesine hiçbir şey istememek insanlık namına günah sayılmaz mı?

Sevgili kardeşim İbrahim, 36 yıldır seni tanıyorum. Sen inandığın Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesinde hiç yorulmayı bilmedin. Bu yollarda yaşlandın, saçların bembeyaz kar gibi rengini aldı. Örgütlendin, yoldaşlarınla birlikte örgütler kurdun, ayrıldın tek başına kalınca mücadeleye devam ettin. Kürdistan Bağımsızlığına ters düşen ve ilkelerini çiğneyenleri ters elinle itip korkmadan cesur bir şekilde eleştirdin. Bu eleştirdiğin liderler arasında sadece Abdullah Öcalan’ı değil, yerine gelince; Mesud Bazani’yi, Mam Celal Talabani’yi ve Kürdistan’ın bütün parçalarındaki Kürt liderlerin hatalarını yorulmadan bıkmadan eleştirilerinle topa tuttun. Kendi açında, düşüncenden, özgür fikrinden çıkan ilhamlarınla ve öz birikimlerinle yazdın ve çizdin.

Sahi İbrahimciğim mele Mustafa Barzani, Kasımlo, Mesud Barzani, Mam Celal Talabani ve diğer Kürtleri sırasıyla eleştirdin, bu Liderlerin hiçbirinin tehdit ettiklerine rastlamadım, neden sadece Apo’yu, PKK’ yi eleştirdiğin zaman mağdur tehdidiyle karşı karşıya geliyorsun? Veya başka yazar aydınlar da aynı manzarayla karşı karşıya geliyorlar. Eleştiriyi veya eleştirmeyi hazmetmeyen taraflarda acaba Kanser, AİDS Virüsü psikolojik anlamda hastalık tedavisi olmaz mı sizce? Kemalizm Kanser, AİDS Virüsü hala erimedi, eriyecek diye bekliyorum. Kürtlerin Kanser, AİDS Virüsü daha tehlikeli olmasın mı?

Bir Alman Psikolog uzman doktora ayni soruyu sormuştum;

Bana, cevabı: Ne zaman ki devlet o örgütün adını ağzına almazsa, ne zaman ki o örgüten elini çekerse, ne zaman ki devlet o örgütün içine sızmazsa, o zaman örgütün adı da izi de biter. Sadece destanlar ve çekilen filmler kalır, demişti.

İbrahim kardeşim, sen cesur ol biz senin arkasındayız. Kurşun nereden gelirse gelsin o kör kurşuna lanet okur ve haklı direnişlerin yanında yer alacağım ve alacağız. Özgür fikre saygısı olmayanların ve tahammül edemeyenlerin sonu hüsranlıkla sonuçlanmaktadır. Sonunda kazanan biz olacağız, özgür iradeyi yasaklayan ve tehdit edenler değil. Yeter ki Türk devletin her çeşit sömürgeciliğine ve diğer Kürtlerin yaptıkları hatalarına karşı duruşunu koru…

Sevgi ve Saygılarımla

Kutbettin Özer

KutbettinO@t-online.de













Copyright © KURDISTANA BAKUR-BIJI KURDISTAN Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2012-12-21 (664 Okuma)

[ Geri Dön ]



Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution