Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Röportaj/İranlı Büyükelçi:Kürdistan çok önemli bir jeopolitik merkez   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   Ibrahim Güclü:PDKê, Divê Ji Derveyî YNKê û Goran Hikûmetê Ava Bike   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (09) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İsmail Beşikçi:Duhok-Hewlêr Gezisi   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (07) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

224) Kutbettin Ozer: Kitap: Dagin Oteki Yuzu / NURHAK adl? romana dair... -02.02.2013






Kutbettin özer: Kitap: Dağın Öteki Yüzü / NURHAK adlı romana dair... -02.02.2013

Gazeteci-Yazar Kutbettin Özer "
Dağın Öteki Yüzü/Nurhak adlı kitabı değerlendirdi! Sayın yazar İsmail Güner, Elbistan’ın Günaltı (Kîstîk) Köyü'nde her Kürt gibi bir toprak damlı evde dünyaya gelmiş ve hayatı T.C devletinin halklara verdiği ızdıraplar ve ailesi ile birlikte 12 Eylül darbesini yaşamış bir Alevi Kürt çocuğudur.


İsmail Güner, olgunlaştıkça önce nereli olduğunu tespit eder, sonra ahâlisini coğrafyasını tanımaya çalışır. Zamanla kendisini asimile eden egemen Türkçe dili ile makaleler, öyküler ve çeşitli yazılar yazmaya başlar.

Günümüz bir Alevi Kürt kökenli edebiyatçı olarak çıkar piyasaya. Toplumun genel konumunu anladıkça kültürel, sanatsal, sosyal ve siyasal kavramlarını güzel vurgulayan bir yazar konumuna gelir. Bu da şahsın kendi değerlerine özen göstermesidir.

Yerel halkın yaşam ve sosyal durumu, Maraş Katliamı'nın hâlâ ruhsal korkusunu yaşıyor ve coğrafyasındaki güzellikler içinde karşı tarafta Nurhak Dağı halkının yüzüne bakarak anlamlı bir şekilde yöre insanını konuşturuyor, duygusallaştırıyor ve zamanla bu dağın haykırışı şairler, sanatçılar, yazarlar, bilim adamları ve Milletvekilleri yetiştiriyor. İsmail Güner de bunlardan biridir diyebilirim. Eline aldığı kaleme sarılarak bu yörenin insanları bana ne diyor, bu dağın özelliği nedir, neden duygularım renkleşiyor diye derinliklere giderek gerçek duygusallığın yankılarını dile getiriyor. Bu alev bu rüzgâr ve göklerdeki sisli bulutlar yazarı teslim alıyor. Belki her roman yazarları bu duygusallığıyla bu zenginliğin içinde kıvranıp ilhamlaşıyor.

‘’Dağın Öteki Yüzü / Nurhak" ı okuduğumda tarihi belgeleri hatırladım ve kısmen yazarak okuyuculara hatırlatmak isterim. Önce yazar İsmail Güner’in kuşağında yaşanan bilgiler var ve sonra iki kuşak son yaşamların biyografisi de var. Bu kuşaklar aynı yörenin insanları olduğu için bilgiler, yaşanan travma-dramatik koşullar, birbirlerini halkalayarak devrik öyküler dile getirilmiş. Roman; akıcılığı, yazılışı bu duygularla zincirlenerek gerçekler dile alınmış. Tabiî ki bu beceriyi, yazar İsmail Güner doğduğu, büyüdüğü ve yaşamış olduğu bölgeye ölümsüz tarihe bir imza atmıştır. ‘’Dağın Öteki Yüzü / Nurhak" adlı kitabı tasvir edilmiş bir roman, hikâye veya masal olarak değil; yöre insanının gerçek yaşam öyküsü yazılmış olarak okudum.

Yazar İsmail Güner; belli ki bu roman üzerinde kafayı çok yormuş ve yaşamış olduğu bireysel yaşamındaki gerçekleri dile getirirken, ülkede yaşanan rüzgârlı kıvılcım; sürtüşmeler Avrupa’ya da taşıdığını görüyoruz. Yabancı ülkeye göç eden eski kapı komşu insanların önemsemediği ince hesaplar ve eski kültür taşımacılık, küçük siyasi tacirler anlamsız, birikimsiz, az okumuşluk, lafebeliği ile derneklerde, sokaklarda ve toplantılarda fındıkkabuğunu doldurmayan eski ideolojik tartışmalara sebep olduğu görüntüleri de sergiliyor. Bu tür kısır ayıracaklar, farklı fikirler ülkede olduğu gibi Avrupa köşelerinde de aynı görüntülerin içinde çıkmaz sokakların doldurduğunu dile getirmiş...

Dağın birinci yüzünü görmeden insanlar öteki yüzünü göremez, görse de hayalî ezberden Dağın Öteki Yüzü’nü görür. Yazar dağın her iki yüzünü görerek yola çıkıyor. Dağın birinci kısmını görmeseydi, ikinci yüzünü göremezdi ve romanını bu kadar süsleyemezdi. Kürtler nereye gittilerse orada aynı öyküyü yaşadı, yaşadılar ve aynı çelişkileri orada tekrarladılar. Yerleştiği ülkenin kültürünü dilini öğrendiyseler de entegre olmada zorluk çekerek uzak kaldılar. Çelişkiler ikâmet ettiği yerde de devam etti, karşılıklı rencideler ve küçültücü aşağılamalar, örgütler bazında tekrar edildi, ideolojik kısıtlı alanlar, görüşler, bireysel özgürlülük bu aynada yansımaya başladı ve kişiler haklarında kararlar alındı, etrafa korkulu yaşam öyküleri kapı kapı dolaştırıldı. Çok insanlar bu nedenle yalnızlaştırıldı. Sayın İsmail Güner’in romanında bu mizaçları anlamak mümkündür.

Her Kürt aydını doğduğu yeri ve geldiği bölgeyi en az bu kadarını anlatacak olursa, kendi yörenin gerçek tarihi ortaya çıkar. Ve Türk devletin öteki yüzü de yansıtılmış olur. Elbistan ve Nurhak Dağı çevresi yerleşik kesimlerinin sosyal yaşam, mali kriz, ekonomi yönde; tarım, ziraat donatım, hayvancılık ve ufak tefek tacirlerin sıkıntıları yanında, gençlik kolların, ebeveynlerin sırtında bedava yiyip bedava içen ve bu ucuz ideolojik, politik kahramanlar ayrıntılarıyla daha da ileriye giderek ortamı kâbusa götürdüklerini, romanında sık sık vurguluyor.

Bu kitapta roman dilini iyi anlayan bir ruh vardır; kimi kaleme alır, kimi destanları doldurur, kimi de filmlerle olayları kamuoyuna sergiler. Roman ve film senaryosunu yazan üstatlardan ilk kez, Yaşar Kemal ‘’İNCE MEHMED’’ adlı romanı yazarak uluslar arası ödülünü de almıştır. Sonra Kürt Film rejisörü ve yazar merhum Yılmaz Güney ‘’Sürü ve Yol’’ filmleriyle ün kazanmıştır. Yaşar Kemal yıllarca 'Kürt Kimliği'ni inkâr ederek sakladı. Sonradan birden bire ‘’Ben aslında Kürdüm ve Kürt yazarıyım’’ deyip geçti. Türk devletinde demokrasi anlayışı olsaydı, sınırları dâhilinde korkak ve kimliğini inkâr edenlerin kimliğini yüzüne vurur ve demokrasi gerekçelerini yerine getirirdi. Maalesef Türk devlet ahlak anlayışı tefeci, sömürgeci emperyalist olduğu için bu tür demokrasi anlayışından tamamen uzak kaldı ve korkak Alevi ve Sünnî Kürtleri de beraberinde götürdü.

Sevgili İsmail Güner; kendi kuşağın insanı olarak korkmadan kimliği ile beraberinde konuları kaleme alma duruşu çok önemlidir.

İşgale ve inkârcılığa ve katliama uğramış, mağdur kalmış Kahramanmaraş benzer örneğine gelince:

Nurhak Dağı hakkında ve Kahramanmaraş coğrafyası üzerinde daha önceden de bilgi sahibi idim. Pazarcık ve Elbistan yerleşim halkı arasında bazı çelişkiler var diyebilirim. İnanç ve demokrasi anlayış çerçevesi hakkında bir ruhun yaşandığını da görebiliyorum.

Elbistan, Kahramanmaraş ve diğer kasabaların tarihi belirlemeleri, Osmanlı ve Yeni Türk devlet idaresi kendi işgali egemenliğin tarihine göre, ‘’Bizim ilimiz K. Maraş’’ diyor. Hâlbuki Maraş’la ilgisinin olmadığını görüyoruz. Bu coğrafya Kürdistan bölgesidir ve bu bölge egemen Türk devleti tarafından işgal edilmiştir. Dikkat edecek olursak, Kız Kalesi, Kale Köyü'nde 150 metrelik bir tepe üstünde ve adının nereden geldiği bilinmiyor, demek ki burada bir inkâr cenderesi vardır. Ulu Camiî Osmanlı tarafından yapıldığı biliniyor. Yerleşen Kürt halkı tarafından Selçuklar döneminde 16. yüzyılda yerli Kürt halkı tarafından yapıldığı biliniyor. Ayrıca Selçuk İmparatorluğu döneminde Kürtlerin varlığı tanındı ve bu coğrafyaya Kürdistan denildi. Selçuklu hamamı da bu dönemde yapılmıştır. Kürt eliyle yapılan eserlerin hiçbiri Osmanlı ve Türklerin adı koyulmamıştır. Mimar Sinan Kürt uyrukluydu, bir esir olarak egemenler tarafında kendi mimarları olarak tanıttılar. Hâlâ Mimar Sinan Türk asıllı olarak tanılıyor. Selahaddinî Eyyubî hâkeza Türk kahramanı olarak tarih kitaplarında ballandıra ballandıra övgüler yağdırıyorlar. Yaşar Kemal yıllarca kendini Türk yazarı olarak tanıttı. Türklerin hâkimiyetindeki korkular başka milli tanımların duygularını çökertmişti, korku büyüktü hâlâ o korku devam ediyor. Tabiî ki Dêrsîm Kürdistan’ın bir Halepçe parçasıdır, katliamlarıyla devlet politikası değişmeyen inkârcı anayasalarıyla sınırlamıştır.

Şuğul (Uncular) Deresi adı sonradan Türkçeleşmiş isimdir. Gerçek ismi Kürtçe ve Zazaca ismi; 'Newalê Ardan’dır.

M.Ö Yüzyıllardan kalan bir yerleşim yeridir, rivayetlere göre 300 yaşında olduğu söylenen dev bir ceviz ağacı ile simgeleşmiştir. Kürdistan’ın tarihi belgeleri zaten M.֒sine rastlar. Hititler döneminde Kürt sürgünleri vardı, sürgünde dönen ileri adamların mezarları işaretlenmişti ve o mezarlar günün birinde açılırsa sahibi olan milletine-ulusuna arkeolojik olarak müze olarak bırakılmak istenmiştir. Ama ne yazık ki 1946 -47 yılında Prof. Dr. Tahsin Özgüç ve ekibi tarafından mezarlar kazılıyor ve bu çıkan eserlere Kürtlerin eseridir diyemiyor, bilakis çevrelerin eseridir diyor. Kürdistan’dan çalınan yüzlerce eserleri Türk müzelerinde sakladıkları gibi, yılda bir seferde Avrupa’da Türk eseri olarak tanıtılmaktadır. Bu belgeler bir kalın kitap hâlinde bende bulunuyor.

Yazar İsmail Güner, bu şaheser romanında bana birçok hatırlatmaları renklendirdiği için kendisine teşekkürlerimi bildiriyor ve daha üstün başarılar diliyorum. Daha nice Romanlara…

Sevgi ve Saygılarımla

Kutbettin Özer

KutbettinO@t-online.de

Nurhak Dagi










Copyright © KURDISTANA BAKUR-BIJI KURDISTAN Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2013-02-06 (806 Okuma)

[ Geri Dön ]



Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution