Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   Selahattin Demirtaş’a Açık Mektup   İLGİLİ HABERLER ve SINIRÖTESİ KÜRT DÜŞMANLIĞI   Faiz Cebiroḡlu:Hasip Kaplan demeci üzerine bir not..   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Mustafa Elveren:HDP’yi İtibarsızlaştırmak İsteyenler Boşa Çıkarılmalı   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Bülent Tekin:Selahattin Demirtaş'ın yeniden aday olmaması   Abschiebung nach Pakistan verhindern   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (08) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 

225) Kutbettin Ozer: Imrali Acilimi ve Paris yolu, -18.01.2013






Kutbettin Özer:İmralı Açılımı ve Paris yolu, -18.01.2013

AKP iktidarı Kürtlerle ilgili hiçbir görüşmesinde ve ileri atmış olduğu ‘’Açılım’’larda sözünü tutmadı ve kalıcı da kalmadı. S.Demirel’in dediği gibi ‘’Dün dündü, bugün bugündür’’


Ama Erdoğan her saniyesinde değişen bir karaktere sahiptir. Yarın bu adam kaderi ile de aynı şekilde ikiyüzlülüğünü sergileyeceğine dair eminim.

Erdoğan’ın neyine güvenelim? Erdoğan her hata yaptığında AKP’li milletvekilleri veya Bülent Arınç kalkıp onun hatalarını düzeltmeye çalışıyorlar. Erdoğan, Cami Hocası ve dini bilgisi olan biri. Sahte Dindarcı, İslamcı, anti-Laikçi, insan kanına giren bir insan. İktidar ve çıkarı için, Kemalizm’e akrep gibi sımsıkı sarılmış, Amed’deki nutkunda Kürt meselesi benim ve bizim meselemiz, Dersim halkından 1937–38 katliamından devlet adamı adına özür dilemesi, bir çok ‘’Açılım’’ lara yol verilmesinin ardında; operasyonlar, katliamlar, bitirdim ve bitireceğim hayalinde maceracı otoriter, diktatör, tek adam ve fırıldak. Ülke içinde başarısız, ülke dışında, dış politikada başarılı maalesef. Erdoğan karşı muhalefete her anında cevap veren amma, vicdani huzuru olmayan bir Başbakan.

Erdoğan her zaman kemiksiz dilin kıvrak ucunda fırsat kollayan, söz gezdiren tek ideolojikli teorisi vardır. Ki, ÜNİTER sistemin ilkelerini ısrarla devam etmek isteyen AKP liderlerden biri. Yani, tek dil, tek din, tek ulus ve tek ideolojiyi her defasında savunduğunun arkasında tek adam. Erdoğan çok kere MHP’yi aratmadan Kürtlere karşı en kirli sözcükleri kullanan zatlardan biri. sınırların korunacağını ve kıl payı vermeyeceğini, gerekirse bütün güçlerini seferber edeceğini ve Kürtlerin anasından doğduğuna dair pişman edeceğini her gittiği yerde avaz avaz söylüyor.

Pekiyi bu adamın boyuna mı yoksa kafasındaki cambazlığına mı güven vermemiz lazım?

Bendeniz Erdoğan’a hiç güvenim yok. Kuzey Kürdistan’da 8.bin mini Kürt çocuklar 7 yaşından 17 yaşına kadar terör damgasını yemiş hapishanelerde. 10.bin kadar Kürt siyasetçileri hapiste, daha da çoğalacağa benziyor. Ergenekon-cuların bir kısmı İstanbul–Silivri’de dinlenme kampında enselerini kalınlaştırıyorlar. Yemek ikramiyeler, ziyaretler ve cinsel ilişki özgürlüğü dâhil hepsi içinde. Bunları ziyaret edenler, Ergenekon’a bağlı satılmış Gazeteciler, Hakimler, Savcılar ve dışarıda talimat alan ve veren Ergenekon elebaşları, her gün ikili üçlü zirve toplantıları yapılıyorlar. Bunlardan mutlaka AKP ve Erdoğan’ın haberi vardır, yoksa oraya bağımsız, tarafsız ve şerefli görevlileri diksin. Geçen hafta iki Alman gazetecileriyle birlikte gittik, gördük, inceledik ve geri döndük.

Mesleki ve görevim icabı Almanya’da birçok cezaevlerine girdim, çıktım, İstanbul-Silivri Cezaevi gibi yer görmedim. Tek ırkçılık üzerinde cirit atanların ve bir nevi örgütlenme karargâhı, örgütlenmek için kaçınılmaz bir paket evi.

İmralı ile görüşmede pek umudum yok. İmralılı tek adam A. Öcalan korku rüyasında titrek bir adam. Nihayetinde tutuklu ve esir alınmış bir birey insan. Esir alınmış bir insanın fikri, görüşü ve iradesi ne kadar güçlü olursa olsun, 25 milyon insan kaderi için İmralı’dan çıkan talepleri kesinlikle reddetme cevabım olacaktır. Erdoğan bile İmralı ile görüşme olsun mu olmasın mı, olursa olumlu mu yoksa olumsuz mu neticelenecek kararını AKP meclisinde çıkan ortak görüşlerle kamuoyuna bildiriyor. Sistem budur. Kandil, BDP, KCK soğuk duş alma ile neyin peşinde olduğunu hala anlamış değilim. Sonra PKK ve İmralı 25 milyon insanın kaderi ile oynayamaz ve temsil edemez. Bendeniz diyorum ki, edemez ve benim adıma kimse de karar veremez. Dünya kendi yörüngesinde döndükçe yeryüzünde gelişmeler de o kadar gelişiyor. Artık tekçilikte; tek görüş, tek irade ve tek Adam iradeleri yitirilmiştir.

BDP’de görüş irade ve verilecek karar, İmralı ve Kandil’de sarkan buza benziyor. Donan buzu çözmek için İmralı’yı hedef gösterdi. Bakalım bu buzlar nasıl çözülecek? Erdoğan tam fırsatı ve kollamayı yakalamış, yani İmralı’yı nasıl gaza getirebilirim. MİT ve yanındakiler, Erdoğan’ın başarısı için; Kandil, BDP, İmralı ve Avrupa seferini başlatmıştır. Erdoğan bu ‘’Açılımın’’ projesiyle Kürt hareketini zayıflatmaya çalışacağının inancındayım.

Benim gücüm yok ama ancak aktörleri uyarma hakkım var.

Dikkat ediniz bir kere, Erdoğan tek ÜNİTER sistemli ve tek ilkeleri dayatan bir devlet adamı, PKK, BDP, KCK ve İmralı Kürtler adına devletle ilkeli oturmuyor. Ben de Ulusal çıkarıma ters düşeni kabul etmem. Çözüm; Bütün Kürt örgütleri ile sanatçıları, yazarları, araştırmacı ve Kürt şahsiyetlerin emeği olmuş kimselerden, ulusalcı Kürdistan-i bir ortak platform altında Türk devleti ile muhatap düzeyi aranır. Bu konuda gururla ısrar etme, ulusal talepte tabii her Kürt yurtseverin hakkıdır. Aksini iddia edenler varsa hodri meydan… Tartışabiliriz.

Sonuçta zayıflayan yine Kürtler olacak. PKK işbirliğini işgalci devletlerle temas, dirsek kurmasaydı, teması güçlü emperyalist ülkelerden gücünü kursaydı, PKK konumu bambaşka olurdu, belki ben de İmralıcı değil, PKK’lı olurdum. İşgalci, imha ve inkârcı devletlerin işine yaradığı için PKK’ yi hem kullanıyor ve hem de destek sağlıyor, işine gelmediği zaman da kafaların tepesinde bombalar yağdırıyor. Sebep; Komşu ülkelerin arasındaki siyasi ve ekonomik durumun koşullarına göre durum değişiveriyor.

İmralı görüşme sürecine umut bağlayan aktörler, siyasetçiler, şahsiyetler, sanatçılar, yazarlar ve sivil Toplum Ekip Aktörlerin bir kısmı umutludurlar. Görüşmeler, İMRALI değil, Kandil ve bütün Kürtlerin siyaset aktörleriyle birlikte görüşme yapılırsa umudum doğar. En başta T.C ‘nin eski çağda kalmış Anayasası, Kürtlerin taleplerine göre kökten değişmediği müddetçe, sonuçta Kürt sorun askıda kalır.

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’lerin katletmesine gelince;


Bu üç şehit kadın kardeşlerimizin parti içindeki rahatsızlılıkları ve ne gibi görev üstlendikleri beni şahsen ilgilendirmez. Beni ilgilendiren faktör; Bu üç Kürdistanlı şehidimizin hunharca infaz edilmesini kesinlikle kınıyor, yargılıyor ve lanet ediyorum. Çünkü bu üç şahıs bütün ömürlerini inandıkları davaya adamışlar ve geceli, gündüzlü Kürdistan uğrunda çalışanlardandırlar. Saygıyla anıyorum.

PKK’nın iç infazından konuşlandırılıyor. Kürt yazarları arasında yazılmıyorsa da ağız propagandası yapılıyor ve tartışılıyor. Ben şahsen iç infaz olduğuna inanmıyorum. Ayrıca Avrupa’nın bu infazla ilgilisi olamaz çünkü çıkarları yok, Fransa ülkesinde, Fransa derin devleti ile Türk derin devletin işbirlikçilerin ne kadar yakın oldukları veya bir arada ne, nasıl çalıştıklarını bilmiyorum ama bir ihtimalle bu infaza şüpheli bir gözle bakıyorum.

İran, Türk devleti Kürtler konusunda birlikte olurken, İran ülke çıkarı için PJAK’ı ve Kandil’i Türkiye’ye karşı çatıştırmak için bir vesile ile İran ajanın eliyle Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’leri katledebilir. Çünkü İmralı görüşme süreci gerçekleşirse PJAK’da aynı Türkiye’deki talepleri İran’da isteyecek. Daha evvel de İran ajan istihbaratları Dr. Kasımlo’yu Viyana’da, Berlinde, Dr. Şerefkendi ve arkadaşların katletmesini unutmayalım. İran çok acımasızdır. Mola rejimi üç şeytan taşı
ile kurulmuş bir sistem. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ramin Mihmanperest, PKK'lı üç kadının Paris'te öldürülmesiyle ilgili İran'ı suçlayıcı ifadelerini reddetti. Mihmanperest, "İran, işgalci hükümetlerle Kürtleri nasıl yok edilmesi için çalışıyor. halklar arasında barış sağlanması hakkında yalan söylüyor, sürekli kendi dışında olan Kürtleri katletmiştir. Türkiye'de başlayan İmralı sürecinin desteklemesi, kullanma açısında çıkar meselesidir.

Üçüncüsü ise; Kürt sorunun barış içinde çözülmemesi için engelliyen Türk ırkçı Ergenekon tetikçileri olabilir. Bence Erdoğan’ın bu katliamla ilgili her hangi bir bilgisi yoktur ama her üç siyasi Kürt kadınların öldürmesine de çok seviniyor. Ayrıca Erdoğan, burada insani sınırını aşıyor, CHP Vekili Hüseyin Aygün’ün cenaze başsağlığına gitmesini, Kemal Kılıçdaroğlu’na şikâyet ederken çelişki içinde boğuluyor. Bir Başbakan olarak Cenazelerin yurtlarına gelmesine imza atıyor ve seçim, iktidar ve çıkarı için birilerini cenaze ziyaretine gitmesini kınıyor, yasaklıyor. Bülent Arınç diyor ki, Cenazeler için ‘’İNSANİ’’ düşünüyoruz, öyle ise komşu cenazeyi ziyaret etmek ‘’İNSANİ’’ değil midir?

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’lerin katledilmesi uluslar arası bir katliamdır. Bu katilleri her ülke, kendi ülkesinde çalışmalar yaparsa mutlaka yakalayacağına eminim. Ayrıca Türk ve Fransa devlet istihbarat kurumlarında bu konuda ortak çalışma yürütmeliler. Birinci sorumluluk Fransa bu yükü bir an önce bitirmeli. Katiller bunmazsa, Ankara, Paris görüşme kararı ile katliam gerçekleşmiştir.

Kürdistanlı ‘’Üǒ’ şehitlerin bütün yakınlarına, arkadaşları olan yoldaşlarına, sevenlerine ve Kürt halkın başı sağolsun, Şehitler yerde kalmaz.


Kürt siyasetçilerine genel ‘’AF’’ bekliyorum!!!

Sevgi ve Saygılarımla

Kutbettin Özer

Gazateci ve yazar

KutbettinO@t-online.de













Copyright © KURDISTANA BAKUR-BIJI KURDISTAN Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2013-02-06 (641 Okuma)

[ Geri Dön ]



Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution