Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın     KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN   Hüseyin Şahin:Körle yatan şaşı kalkarmış   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (19) BÎJI KURDISTAN   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN   Ezidi anne:Oğlum beni IŞİD’linin Facebook’undan buldu   Selahedîn Çelik:Dengdayîna gelî, PKK û Başûr   İbrahim Güçlü:Şêx Seîd Efendî Serokekî Kurdistanê û bawermend e…   KURDISTANA-BAKUR, NÛÇA NÛ (10) BÎJI KURDISTAN
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.








57) İbrahim Güçlü:Dengir Mir Mehmet Fırat…-09.03.2015

Dengir Mir Mehmet Fırat’ın Yüreği Kürt ve Kürdistan Dava Adamlığına Elvermedi. Devletin Bir Odasından Diğerine Geçti. Ayrıca Öcalan vekilliğine soyunması: Kendisini ret ve kendi deyimiyle “ayaktakımı siyaset yolunu” seçmesidir…

Dengir Mir Mehmet Fırat, 1925 Kürt ulusal ayaklanmasından sonra Adıyaman’dan (Semsûr) Mersin’e sürgün edilen büyük bir ailenin ve aşiretin çocuğu. Belli bir aşamadan sonra, Türk siyasal partilerinde siyaset yapmaya başladı. Erbakan’ın ve R.T. Erdoğan’ın partisinde milletvekili oldu. Milletvekili olduğu zaman da hep Kürt kaldı. Kürt siyasi çevreleri, Kürt dava adamlarıyla ilişkili oldu. Kürtler, Onun Türk siyasi partilerinde siyaset yaptığı zaman da Kürtlere zarar vermediğini ve Kürt kaldığını düşündü.

Ama Onun 1925 Kürt ulusal hareketinin lideri Şeyh Sait’in torunu olmadığını ispat için mahkemede dava açması büyük tepkilere yol açtı. Diyarbakır Kürt Derneği, Onun bu tutumuna karşı “Hepimiz Şeyh Sait’in torunlarıyız” diye bir imza ve yayın kampanyası başlattı.

O, 2011 genel seçimlerinde AK Parti’den milletvekili olarak seçilemedi. Erdoğan’ın Ona karşı tutumunun olduğu açığa çıktı. Kürtler ona karşı tutumun Kürt millet konusundaki düşüncelerinden ve en azından Kürt olarak kalmak istediğinden kaynaklandığını düşündü.

O, bir dönem sonra sessizliğini bozdu. AK Parti politikalarını eleştirmeye başladı. Kürt aydınları, Onun AK Parti’ye eleştirilerini milletvekili olmadığı için yaptığını düşündü. Onun eleştirilerini hep kuşkuyla karşılandı.

Onun kendi düşüncelerinden yüzde yüz vazgeçerek HDP’de aday adayı olması o kuşkuların yerinde olduğunu açığa çıkardı.

O, Kürtlerin bir büyüğü olarak, Kürt millet meselesini çözmeyecek olan Devlet/AK Parti ve PKK/HDP çizgisine karşı bir çizgide mücadele yürüteceği beklentilerini da boşa çıkardı.

Bu tutum yani HDP’den milletvekili aday adayı olması, kişi olarak Onda niteliksel bir değişikliğin olmadığını gösterdi.

Ne yazık ki, devlet kulvarından çıkmaya yüreğinin ve basiretinin elvermediğini gösterdi.

Onunla, Meclis’te İnsan Hakları Komisyonunda yaptığım konuşmada sonra kendisiyle yaptığım görüşmede bana, “PKK’nın bir devlet projesi olduğunu, PKK’nın Kürtler için sadece Kuzey parçasında değil bütün parçalarda bir tehlike olduğunu, Öcalan ve Kandil kadrosunun da psikolojik hastalar olduğunu, sürdürdükleri siyasetin ayak takımı ve kriminal bir siyaset olduğunu” yanımdaki bir milletvekili hanıma ve Diyarbakırlı eski bir milletvekiline açıkça ifade etti.

PKK’nın da onun hakkında söyledikleri atlanmamalı. PKK, onun devletin işbirlikçisi, hain, devletin ajanı diyordu.

Bu gelişme, Kürt siyasetinin nasıl kirlendiğinin de bir göstergesi. Dengir Mir Mehmet Fırat, kendi kişisel hırsı ve menfaati uğruna PKK(HDP’de aday oluyor. PKK de kendi strateji hesapları, devletin Kürt yöneticisi sınıfından gelenleri devlete entegre erme projesi çerçevesinde, ajan dediği insanı milletvekili aday adayı olması için çağırıyor.

Dengir Mir Mehmet Fırat, devletin bir odası olan AK Parti’den devletin diğer odası olan PKK/HDP’ye transfer oldu. Bununla bir kez daha, kendi sınıfına uygun, aristokrasiye uygun Kürt ve Kürdistan siyasetini yapmayacağını ortaya koydu. Bu sınıfsal ve ulusal yüreğinin olmadığını gösterdi. Öcalan’a biat etmeyi seçti, onun vekili olmayı kabul etti. Ayak takımı siyasetine transfer olmasından bir beis görmedi.

Dengir Mir Mehmet Fırat’ın, HDP’e aday adayı olması Kürtlük amacından ve Kürtlere hizmetten kaynaklandığını kimse bize anlatamaz. Eğer öyle olsaydı, HDP’ye üye olur, sade bir üye olarak mücadele ederdi. Milletvekili olmayacağını da kamuoyuna ilan ederek menfaat peşinde olmağını göstermiş olurdu. Oysa o HDP’nin Kürt davasını savunduğuna inanmadığı gibi, kendisinin de yüreği Kürt ve Kürdistan Dava adamlığını kaldırmadığını gösterdi.


Onun derdi demokrasi, Kürt milletini hakları değil, milletvekilliği. HDP milletvekilliği sevdalılığını onu mevcut sorunlu kimliğinden bile uzaklara götürmeyi, başka kulvara sokmayı sağladı.

O, kişisel menfaat ve hırslarına teslim oldu.


O da Şerafettin Elçi’nin yolunu seçti. Ona da Türk Bayrağı ve onun versiyonu PKK Bayrağı nasip olacak.


Onun adının da herhangi büyük bir devlet kuruluşuna verilmesi Erdoğan olduğu sürece imkân dâhilinde değil. Ondan sonra taltif edilmesi olanaklıdır.


Bir kez daha belirtmek gerekir ki: Dengir Mir Mehmet Fırat’ın son tutumuyla anlaşıldı ki, AK Parti’ye karşıtlığı; demokrasiye ve Kürt milletinin haklarına olan aşkına dayanmıyor. Milletvekilliği sevdasından kaynaklanıyor. AK Parti’de milletvekili olmadığı için muhalif çizgiye çekilmiş ve AK Parti’den istifa etmiş.


Dengir Mir Mehmet Fırat’ın, Kürt milletinin ulusal haklarının kazanılması için üzerinde konuştuğumuz yeni yol, aristokratik, demokratik, millet değerleriyle uyumlu, 1925 Kürdistan hareketinin değerlerini bugünkü Kürt ulusal hareketine taşıma projesine taşımaya layık olmadığı ortaya çıktı.


O da milletvekilliği sevdasıyla,bir kez daha belirtmek gerekirse Öcalan’a biat etmeyi benimsedi.

O, AK Parti ve Erdoğan’a ayrıldıktan sonra şiddetli ve sert eleştiriler yapabildi.

Benim iddiam odur ki, O AK Parti ve Erdoğan’a yaptığı eleştirilerin milyondan birini bile Öcalan’a ve PKK’ya yapamayacaktır. Bakalım önümüzdeki günler ne gösterecek. Umut ederim ki, gelişmeler beni doğrulamaz.

İbrahim Güçlü

(ibrahimguclu21@gmail.com)

Amed, 8 Mart 2015










Copyright © http://www.kurdistana-bakur.com Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2015-03-10 (401 Okuma)

[ Geri Dön ]






>Powered by Nuke-Evolution