Anasayfa > Günün Haberleri > Sitene ekle > Arşiv > İletişim > Künye > Reklâm
__________________________________________________________________________________________
Güncel -
Spor - Siyaset - Ekonomi - Medya - Polemik - Dünya - Teknoloji - Sağlık –Kültür Sanat- Eğitim – Röportaj – Reklâmlar

   Üyemiz Değilseniz! Tıklayın   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Fatih Portakal’dan ‘Beyaz’a ‘Ayşe öğretmen’ tepkisi: Vicdanı rahat mı?-   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   Mim Yavuz Binbay:BEYT-NAHREYN ARAP-ARAMİ BİRLİĞİ ERKEN SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   İbrahim Güçlü:Li Sûriyeyê Qonaxek û Senaryoyên Nû. Divê Kurd Çi Bikin?   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (10) HER BÎJI KURDİSTAN   YENİ HABER, NÛÇA NÛ (12) HER BÎJI KURDİSTAN   Özge Özdemir:Gözaltılar, tutuklamalar, dayak ve işkence iddiaları:Boğaziçi Ünive
Onur Yazarımız

Konuk Yazarlar

Ana Menü
 
Ana SayfaAna Sayfa
    Ana Sayfa

    Konu Başlıkları
    Haber Gönder
    Haberler
Diğer Başlıklar
    Evo UserBlock
    Yazarlar
    Site Haritası
    Haber Arşivi
    Yönetici Notu
    Reviews
    Tavsiye Et
    NukeSentinel
    İletişim Formu
    Sorularınız
Üyeler
    Üye Bilgileri
    Üye Hesabınız
    Üye Listesi
    Üye Grupları
    Özel Mesaj
Birlikte
    Forumlar
    Destekleyenler
    Anket
    Arama
Sayfa İstatistikleri
    Top 10
    İstatistikler
Linkler
    Yararlı Programlar
    Web Siteleri

Arama
 



Bağış - Reklam
Sitemizin yaşaması ve daha iyi bir içerikle yayın hayatına devam etmesi için reklam ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Lütfen Buraya Tıklayarak bizimle ilişkiye geçin... Şimdiden teşekkür ederiz....

Top 10 Links
 

Günün Haberi
 

 
Siyaset


Mim Yavuz Binbay:KIYAMETE BİR KALA!
Son dönemde gelişen küresel ve yerel kaosu besleyen olaylar ışığında siyasilerin açıklamalarını ve haberleri dinlediğimde, kendimi bir bilim kurgu filminin başında gezegenimizin nasıl yaşanmaz hale getirildiğinin sebeplerini açıklamak için yapılan kısa açıklamaları dinler gibi hissediyorum.

Politikacılar asıl görevleri olan sorunlara çözüm üretme yerine, çözümsüzlüğü, çatışmaları ve yerli yersiz meydan okumaları esas alan politikalarla kaosu derinleştirerek beceriksizliklerini totaliter rejimlerle örtmeye çalışıyor, dünyanın üçte biri iç savaş veya fiili savaşta geri kalanı ise diken üstünde duruyor, küresel ekonomik güçler açgözlülükle bu kaostan kısa vadeli çıkar politikalarıyla kaostan beslenmeye çalışıyor.

Bırakın dünyadaki diğer milletleri, “övgüler düzülen” batılı halklar bile geliştirdikleri varsayılan değerlere olan inançlarını kaybediyor. En güçlü yönetim ve ekonomik sistemleri kurduklarına inanılan, diğer toplumlara ideal örnek sistemler olarak sunulan (dayatılan) ABD ve AB'nin ideolojik, askeri, ekonomik ve kültürel ilkeleri bir bütün olarak erozyona uğruyor. Devlet sistemleri dışındaki toplumsal dinamikler ise kaosun girdabında kaos politikalarının önlerine koyduğu küresel senaryolarda figüran rolünün etkisinde bu girdaptan kurtulabilmek amacıyla nafile kürek çekiyor…

Küresel ve bölgesel güçlerin her biri Suriye gibi minnacık bir ülkede dünya ölçeğinde birer köye denk gelen alanlara yerel güçlerden devşirdikleri güçlerle yerleşerek mevzilenmiş durumda, dünya dengelerini bir daha yapılandırılamayacak, geri dönülemez nokta misali konumlanarak birbirlerine güç gösterilerinde bulunuyorlar.

Bir başka noktada ise nükleer silahlarla donatılmış minyatür bir devletle, gezegenimizi moleküllerine ayıracak düzeyde nükleer silaha sahip “dünyanın süper gücü” olarak kabul edilen ülke ile her gün birbirini nükleer bombalarının düğmelerine basmakla tehdit ediyor.

20. yüzyılda Emperyalist politikalar sebebiyle yaşanan iki dünya savaşından sonra, küresel güçlerin benzer senaryoları sonucunda üçüncü dünya savaşı bir çözüm ve kaçınılmazlığı kabul ettirilmeye çalışılıyor. Savaşan taraflar haklılıklarını kanıtlamak için ne kadar gözü kara, acımasız ve güçlü olduklarını karşı taraflara göstermek amacıyla pervasızca şiddeti tırmandırarak kaos politikalarını besledikçe savaş yıkımlarına ve batağına daha fazla batıyorlar.

Bu politikalar sonucunda her geçen gün artan mevcut savaşlar ve iç çatışmalar sonucunda 350-800 yılları arasında gerçekleșen kavimler göçünü aratmayan her gün daha da şiddetlenen göç dalgalarıyla bir insanlık dramı yaşanmasına rağmen bu dramı çözecek en ufak samimi bir çaba gözlenmemekte. BM açıklamalarına göre dünyada 80 milyon göçmen olduğu söylense de gerçek rakamlar bu rakamların çok üstündedir. Milyonlarca insan sadece güvende yaşayabileceği bir alan arayışı içinde!

Kontrol edilemez nüfus artışı her geçen gün ekonomik, siyasal ve ekolojik sistemi tehdit duruma ulaştı. Hiçbir sistemin bu konuda etkili olabilecek bir politikası yok.

Dünya nüfusunun yarısı açlıkla boğuşuyor, her gün yeni bir küresel finansal ve ekonomik krize gebe ve tüm ekonomik sistemi çökertecek riskler her gün daha da derinleşiyor.

Topluma teknolojik devrimler adı altında sunulan, kullanılan yanlış teknolojiler sonucunda ekolojik sistem alarm zilleri çalıyor. Bu yanlış uygulamalar sonucunda 15-20 yıl önce 500 yıl sonra eriyeceği söylenen buzulların birkaç yıllık ömrü kaldığı hayâsızca itiraf ediliyor. İklim değişikliği alışılagelmiş tarım sistemini tehdit eder konuma ulaşmasına rağmen soruna çözüm üretmesi gerekenlerce ciddi bir önlem alındığı söylenemez. Tam aksine akademik unvanlara sahip kişilere ısmarlama raporlar hazırlatarak bu durumun gezegenin döngüsel bir işlevi olduğunu safsatasını yutturmaya çabalıyorlar.

Tüm bu koşullar sonucunda dünyanın hiçbir noktası denetlenebilecek durumda değil. Sorunları çözmekle mükellef olan yönetimlerin sorunları çözme konusunda bir vizyona ve projelere sahip olmamaları sebebiyle, taleplerini dillendirebilmek amacıyla sokağa çıkan halkı en sert acımasız polisiye ve militer yöntemlerle bastırmaya çalışıyor. Çözümsüzlüğün acizliğini ifade eden bu yöntemler her geçen gün değişik ülkelerde iç çatışmaların körüklenmesine ve sorunların derinleşmesine sebep olmaktadır. Toplumlar, öfke, korku ve umutsuzluk üçgenine sıkışmış durumda.

Kıyamete bir kala, dünyanın geleceği pamuk ipliğine bağlı olduğu bir ortamda geleceğimizi teslim ettiğimiz liderlerimiz, politik kurumlarımız, siyasi, akademik vs. vs. şahsiyetlerimizin oynadıkları trajik-komik şovları izledikçe bilim kurgu filmlerindeki son gerçekçi gibi geliyor. Filim vizyona girdiğinde ise filimi seyretmekten başka yapabilecek bir şey kalmayacak!

Politikacılarımızın, liderlerimizin, akademisyenlerimiz vs. vs. bu konuda çözüm üretecek vizyona sahip değil! Ya sizin klasik deyimle çocuklarınıza, torunlarınıza yaşanası bir dünya bırakma konusun da bir vizyonunuz var mı?

Mim Yavuz Binbay
araskem@gmail.com

Ek.Tarihi Fri Mar 02, 2018 10:00 am Gön: Oezer

İlgili Konular

Siyaset

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu değiliz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Siyaset
· Haber gönderen Oezer


En çok okunan haber: Siyaset:


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder





Bu Site Ali Usta tarafından yapılmıştır.


>Powered by Nuke-Evolution